9. ÜÇÜNCÜ ÜLKELERLE İLGİLİ KONULAR  

9.1 Avrupa Ekonomik Alanı Anlaşması 

●Avrupa Ekonomik Alanı(AEA) Anlaşması Avrupa Birliği ile İzlanda, Lihtenştayn ve Norveç arasında yapılmıştır. Bu anlaşma Tek Pazarın sınırlarını bu üç EFTA ülkesine kadar genişletmektedir. 

9.1.1 Anlaşmanın Temel Unsurları 

AEA Anlaşması 1 Ocak 1994’ten beri yürürlükte bulunmaktadır, bütün Yeni Yaklaşım direktiflerini, diğer Topluluk mevzuatını ve malların serbest dolaşımı ile ilgili Topluluk müktesebatını kapsamaktadır. Böylece, tek Pazarın sınırlarını AEA EFTA ülkeleri olarak adlandırılan İzlanda, Lihtenştayn ve Norveç’e kadar genişletmektedir. 

AEA Anlaşması ortak kurallara ve eşit rekabet koşullarına dayanan dinamik ve homojen bir Avrupa Ekonomik Alanı oluşturmak amacındadır. Anlaşma sürekli olarak AEA Ortak Komitesinin kararları yoluyla topluluk mevzuatındaki gelişmeler doğrultusunda tadil edilmektedir. AEA Anlaşmasının kalıcı ve ortak bir uygulama ve yorumuna ulaşmak için bir EFTA mahkemesi ve EFTA gözetim kuruluşu oluşturulmuştur. 

Üye Devletlere veya bunların kamusal kuruluşlarına, girişimlerine veya birbiri ile ilişki içinde bulunan kişilerine verilen haklar ve yüklenen sorumlulukların, AEA Anlaşmasına göre, AEA EFTA ülkelerine de aynı şekilde verildiği ve yüklendiği anlamı çıkmaktadır. Bu, AEA EFTA devletleri ve ekonomik aktörlerinin Toplulukta varolanlarla aynı hak ve yükümlülüklere tabi olmasını temin eder.Örneğin; Her ne kadar korunma önlemleri ve kuruluşların bildirim ile ilgili idari hükümlerde farklılaşmalara gidiliyorsa da Yeni Yaklaşım direktifleri AEA EFTA ülkelerinde tam olarak üye devletlerde uygulandığı şekliyle uygulanır. Bu yüzden bu rehberde açıklanan bütün hususlar AEA EFTA ülkelerine de uygulanabilir. 

AEA Anlaşması amacıyla, Topluluğun referansları veya AB/AEA ortak Pazar kanunları akit tarafların sınırları içinde referanslar olarak görüleceklerdir. Buna göre bir ürün sadece Topluluk piyasasına sürülmez fakat aynı zamanda AEA pazarına da sürülür. 

AEA Anlaşması Komisyon ile AEA EFTA ülkeleri yönetimi arasında yakın bir işbirliğini temin etmektedir. Komisyon Üye Devletlerin uzmanlarından isteği gibi resmi olarak bu ülkelerin uzmanlarından da tavsiyeler ister. Çalışmalarında Komisyona yardımcı olan komitelerle ilgili olarak yakın bir işbirliği tesis edilmiştir. AEA Konseyi yılda iki kez toplanır ve AEA Ortak Parlementerler Komitesi ve AEA Danışma Komitesi de düzenli olarak toplanırlar. 

9.1.2 Kuruluşların Bildirimi  

AEA EFTA ülkelerinden uygunluk değerlendirme kuruluşlarının bildirimi prosedürleri AEA Anlaşmasındaki hükümler temelinde belirlenmiştir.Bir kimlik numarası tahsisi için talep ilk önce Topluluktaki aynı bildirim biçimi uygulanarak EFTA Sekreteryasına sunulur. Sekreterlik resmi doğrulukları kontrol eder ve başvuruyu bir kimlik numarası verilmesi(veya daha önce varolan kimlik numarasının kullanımının yeni direktifler ve yeni görevler bakımından genişletilmesi) talebiyle Komisyona iletir. Komisyon bir numara tahsis eder ve bunu Sekreterlik aracılığıyla ilgili ülkeye gönderir. Bundan sonra, AEA EFTA ülkeleri öteki AEA EFTA ülkelerine, EFTA Gözetim Kuruluşuna ve Sekreterya’ya resmi bir bildirimde bulunurlar. Gözetim kuruluşu bildirimi inceler ve üye devletlerden ve AEA EFTA ülkelerinden gelen onaylanmış kuruluşların güncel bir listesini bulunduran ve bunu Resmi Gazetede yayınlayan Komisyonu bilgilendirir. 

Eğer bir onaylanmış kuruluş gerekleri ve yükümlülüklerini yerine getirmeyi durdurduğunda AEA EFTA ülkeleri bildirimlerini geri çekme yükümlülüğündedirler. İlgili üye devlet bu bilgiyi yayınlamak ve öteki AEA EFTA ülkelerini, EFTA gözetim kuruluşunu ve Sekreteryayı bilgilendirmek zorundadır. Gözetim kuruluşu, onaylanmış kuruluşların güncel listesini yayınlayan Komisyonu bu konuyla ilgili olarak bilgilendirir. 

9.1.3 Korunma Hükmü Prosedürü  

EFTA gözetim kuruluşu AEA EFTA ülkelerinden yapılan korunma önlemlerine dair bildirimlerin incelenmesinden sorumludur. Gözetim kuruluşu ilgili bütün taraflarla danışmalarda bulunur ve konuya ilişkin gelişmeler hakkında Komisyonla bilgi değişimi yapar. Gözetim kuruluşu kararını AEA EFTA ülkelerine bildirir ve daha ileri adımlar için de Komisyona iletir. Eğer bir AEA EFTA ülkesi karara uymazsa gözetim kuruluşu bir ihlal prosedürünü uygulamaya koyabilir.    

Bir üye devletin korunma önlemlerini uygulamaya koyduğu durumlarda Komisyon ve Piyasa Gözetim kuruluşu arasında danışmalar öngörülmektedir. Komisyon kararını bu kararı daha ileri önlemleri alması için AEA EFTA ülkelerine iletecek olan EFTA Piyasa Gözetimi kuruluşuna bildirir. Eğer bir AEA EFTA ülkesi karara uymazsa Piyasa Gözetimi kuruluşu ihlal prosedürlerini uygulamaya koyabilir. 

9.1.4 Karşılıklı Tanıma Anlaşmaları ve Avrupa Uygunluk Değerlendirme Protokolleri 

Konseyden Komisyona Karşılıklı Tanıma Anlaşmaları ve Avrupa Uygunluk Değerlendirme Protokollerini müzakere etmek için Konseyden Komisyona yapılan görevlendirme, ilgili üçüncü ülkelerin AEA EFTA ülkeleri ile, Toplulukla yaptıklarına eş anlaşma ve protokoller yapmaları ve aynı yürürlük tarihlerinin belirleme amacının olduğunu göstermiştir (189) . 

Paralel anlaşmalar ve protokoller sistemi ilgili üçüncü ülkelere tüm AEA’da Karşılıklı Tanıma Anlaşmaları ve Avrupa Uygunluk Değerlendirme Protokolleri kapsamına giren tüm ürünler bakımından pazara giriş imkanı sunmaktadır. Bu protokollerin ve anlaşmaların uygulanması ile ilgili olarak, ilgili üçüncü ülkelerle Ortak Komite toplantılarında ortak oturumlar düzenlenecektir. 

9.2 Karşılıklı Tanıma Anlaşmaları  

● Karşılıklı tanıma anlaşmaları, mukayeseli bir teknik gelişme düzeyine erişmiş ve uygunluk değerlendirmesi ile ilgili olarak uyumlu bir yaklaşıma sahip olan üçüncü ülke hükümetleri ile Topluluk arasında yapılır.

● Bu anlaşmalar belgelendirmelerin, uygunluk işaretlerinin ve taraflardan birinin uygunluk değerlendirme kuruluşları tarafından öteki tarafın mevzuatına uygun olarak düzenlenen test raporlarının karşılıklı tanınması temeli üzerine kuruludur. 

Topluluk üçüncü taraflarla olan ilişkilerinde, özellikle de AT Anlaşmasının 133 üncü maddesi temelinde Karşılıklı Tanıma Anlaşmaları(KTA) yaparak, düzenlemeye tabi olan ürünlerin uluslararası ticaretini arttırmaya çabalamaktadır. 

KTA lar, anlaşmaya taraf olan her tarafın kendi mevzuatı ile uyumlu olan raporları, belgeleri ve işaretleri kabul edeceği şekilde yapılırlar. Bunlar, KTA kapsamına giren alanlarda uygunluk değerlendirmesi yapmak için KTA çerçevesinde öteki tarafça görevlendirilmiş olan kuruluşlar tarafından düzenlenir ve verilir. KTA lar tam bir pazar girişi (190) sağlamak için gerekli olan tarafların uygunluk değerlendirme gereklerini ve üretilen ülkede öteki tarafın düzenleyici gereklerine göre değerlendirilen ürünleri kapsadığından bu başarılı olabilir. 

KTA lar, özellikle federal yapıdaki devletlerde, uygun olduğu belgelendirilen ürünlerin tam serbest dolaşımının garanti edilmesi için ilgili tarafların topraklarının bütününü kapsarlar. Genel bir kural olarak, KTA lar taraflardan birinin topraklarında bulunan orijini kendilerinin olan ürünlerle sınırlıdır (191) .

KTA lar düzenlenmiş alanın veya belli durumlarda uyumlaştırılmamış ulusal hukuk kapsamına giren bir veya daha fazla ürün veya sektör kategorisine(bunlar Yeni Yaklaşım veya yürürlükteki öteki teknik uyum direktiflerinin kapsamına girerler) uygulanır. Genel olarak, KTA lar taraflardan en az birisinin düzenlemelerinin üçüncü bir tarafın uygunluk değerlendirmesini gerekli kıldığı bütün sanayi ürünlerini kapsamalıdır.

KTA lar bir çerçeve anlaşması ve sektörel bazda eklerden oluşur.Çerçeve anlaşması herhangi bir anlaşmada bulunması gereken temel gereklerden oluşur. Sektörel ekler özellikle kapsamı, düzenleyici gerekleri, görevlendirilen uygunluk değerlendirme kuruluşlarının listesini, kuruluşların görevlendirilmesinden sorumlu kuruluşlar ve görevlendirme ile ilgili prosedürler, sözkonusu ise geçiş dönemlerini düzenler. Daha fazla sektörel ek konulabilir. 

KTA lar öteki tarafın standartlarının veya teknik düzenlemelerinin karşılıklı olarak tanınması veya iki tarafın mevzuatının eşit olarak göz önünde bulundurulması gereğine dayanmazlar. Ancak, KTA lar tarafların standardizasyon ve belgelendirme sistemlerinin uyumlaştırılmasını kolaylaştırabilirler. Yine de kural olarak iki mevzuat sağlık, emniyet, çevre ve öteki kamu çıkarları ile ilgili olarak eş düzeyde bir koruma sağlanması anlamına gelmektedir. Ayrıca, KTA lar düzenleyici sistemlerin şeffaflığını artırır çünkü farklı sistemleri diğer ülkeler görme imkanına kavuşur ve bunlar bu sistemler arasındaki uyumu göstermek zorundadır. 

Konulan farklı koşulların ve üçüncü ülkelerin ve Topluluğun çıkarının bir sonucu olarak, Komisyon şu ülkelerle müzakerelerde bulunmak üzere 1992 yılında yetkilendirildi: ABD, Japonya, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, Hong Kong, İsrail, Singapur, Filipinler, Güney Kore ve İsviçre. 

Mayıs 1999 itibariyle, Komisyon Avustralya, Yeni Zelanda, ABD, Kanada, İsviçre ve İsrail ile müzakereleri sonuçlandırdı (192) ve Japonyayla ise müzakereler hala sürmektedir. Yapılan KTA ların hepsi daha ileri aşamalı müzakereler için taahhütler getirmektedir. 

9.3 Avrupa Uygunluk Değerlendirme Protokolleri  

●Avrupa Uygunluk Değerlendirme protokollerinin Avrupa Topluluğu ile adaylık için başvurusu bulunana Merkezi Ve Doğu Avrupa Ülkelerinin(Macaristan, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Slovenya, Estonya, Romanya, Bulgaristan, Slovakya, Letonya ve Litvanya) arasında yapılması planlanmaktadır.

● Avrupa Uygunluk Değerlendirme protokollerinin amacı başvurusu bulunan devletler ile Topluluk arasındaki işbirliğini güçlendirmek, ticareti ve Pazar girişini kolaylaştırmaktır. 

Topululuk ile, mevzuat uyumlaştırma yükümlülüğü getiren, bir ortaklık anlaşması imzalamış bulunan ve aynı zamanda AB üyeliği için başvurmuş olan Merkezi ve Doğu Avrupa Ülkeleri özel bir statüye sahiptir. Bu durum, bu ülkelerle karşılıklı tanıma anlaşmaları için özel bir model oluşturma imkanı tanımaktadır. Bu model çerçevesinde oluşturulan düzenlemelere Avrupa Uygunluk değerlendirme Protokolleri(European Conformity Assessment Protocols= ECAP veya PECA) denilmektedir. 

Avrupa Uygunluk Değerlendirme Protokolleri(AUDP ler) Topluluk mevzuatının düzenleme alanına giren ürünleri ve ürünlerin bu mevzuata uygunluğunu doğrulamak için gerekli olan bütün prosedürleri kapsamalıdır. Bunlar bir çerçeve protokolden ve sektörel bazda eklerden oluşur. Çerçeve protokol ürünlerin karşılıklı tanınması ile ilgili temel ilkeleri belirler. Bunun yanında ise sektörel ekler eklenir. 

AUDP ler üyelik sürecinde bir destek ve bir giriş öncesi stratejisi olarak görülmelidir. Aynı zamanda Üye Devletler ve üyeliğe aday devletler arasındaki ticareti kolaylaştırıcı, Tek Pazarın bu ülkelere kadar genişlemesini destekleyici ve sağlık ve emniyeti geliştirici araçlardır. Bu protokoller için belirleyici faktör aday ülkelerin protokolde kabul edilen Topululuk ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirebilme kapasitesidir. Bu protokoller Topluluk kurallarına uymaya dayandığından bir üye ülkede veya üyeliğe aday ülkede Topululuk mevzuatına göre değerlendirilen ürünler Topluluk piyasasına veya aday ülkenin piyasasına sürülebilir. 

Aday ülkelerin kabulüne kadar piyasaların karşılıklı açıklığının ilerletilmesini temin için bu protokoller aşağıdaki Topluluk yükümlülüklerinin kabul edilmesi ve uygulanması için gerekli olan koşullara dayanmaktadır: 

● çerçeve kanunların yakınlaştırılmasının ilerletilmesi;

● sektörel kanunların yeni yaklaşım direktifleri ve öteki direktiflerle yakınlaştırılmasının ilerletilmesi

  ● uygunluk değerlendirme prosedürlerini yürütecek olan kuruluşların teknik yeterliliğinin temini için teknik alt-yapının gelişiminin AB'nin istediği düzeyde olması

● müktesebatın doğru olarak uygulanması için gerekli yapıların kurulması

● piyasa gözetimini doğru olarak yerine getirebilmek için aday ülkelerin gerekli olan prosedür ve araçları tanımlama ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulması 

Katılım öncesi stratejinin bir parçası olarak, Komisyon aday ülkeleri mevzuatlarını Topluluk mevzuatına yaklaştırmada teknik yardım programları yoluyla desteklemektedir. Bu yardım genellikle üye devletlerden gelen ikili yardım ile tamamlanmaktadır.  

9.4 Teknik Yardım 

● Teknik yardım; kamu kuruluşlarının, ekonomik aktörlerin ve kullanıcıların güven içinde olabileceği, homojen, şeffaf ve inanılır bir teknik çevre yaratabilmek için bir temel teşkil etmektedir.

● Teknik yardım, piyasada yüksek kalitede ürünlerin yer alabilmesini sağlamayı amaçlamaktadır. 

Teknik yardım; Yeni yaklaşım ve global Yaklaşım gibi mevzuat politikalarının ve bilginin transferidir, fakat aynı zamanda En İyi Avrupa uygulamasının da bir transferidir. Bu yardım Avrupa'nın bütün alanlardaki tecrübesinin uluslararası düzeydeki uyumlaştırma sonucunda ticarette teknik engellerin kaldırılması ve yapılacak yatırımların karşılıklı olarak artırılması amacıyla üye olmayan ülkelerdeki ortaklar ile paylaşılmasını mümkün kılmaktadır. Bunun başarıyla uygulanması her iki tarafa da yarar sağlayacaktır. Bu nedenle teknik yardımın temel amacı; ticari ilişkileri ve yatırım imkanlarını arttırmak, iç pazarda malların kalitesini yükseltmek, teknik yardım alan ülkelerin alt-yapılarını geliştirmelerinde yardımcı olmak ve teknik alanda o ülkenin insan kapasitesini güçlendirmek olmaktadır.  

Teknik yardım programları kurumsal işbirliği, standardizasyon, metroloji, belgelendirme, akreditasyon, kalite yönetimi ve kalite güvencesi alanlarında yapılmaktadır. Bu programlar, söz konusu alanlarda üye devletlerle benzer düzeyde olmayan ülkeler için tasarlanmaktadır. Bazı ortak ülkeler temel alt-yapının bulunduğu bir ekonomik ve endüstriyel gelişme aşamasına erişmiş olduklarından yardımlar spesifik sektörler bakımından düzenleyici rejimleri geliştirme veya yapılacak AUDP veya KTA lar için gerekli olan alt-yapıyı geliştirme gibi hedeflere yönelebilir. 

Teknik yardım programları bölgesel veya ulusal hedefli düzenlenebilir. Teknik yardımın bir çok yönünü kapsayan genellikle çok geniş bir yelpazede bir dizi ulusal nitelikli program uygulanmıştır. Yine de her ülke farklı bir gelişmişlik aşamasında olduğundan ve farklı amaçları gerçekleştirmeye çalıştığından bir teknik yardım için tek bir tane model bulunmamaktadır. Komisyonun da her durum için farklı öncelikleri bulunmaktadır(örneğin; teknik yardımın katılım stratejisinin bir parçası olarak kullanıldığı yerlerde). PRAQ programları(Kalite güvencesi ve diğer ilgili alanlarda bölgesel programlar) bölgesel yardımın bir örneğidir. Başlangıçta bu programlar AB’ye Merkezi ve Doğu Avrupa Ülkeleri ile ilgili olarak bilgi sağladılar fakat sonradan bu ülkelerin AB’ye muhtemel girişi için ön adımlar olarak kullanıldılar.  

9.5 DTÖ Ticarette Teknik Engeller Anlaşması 

●DTÖ Ticarette Teknik Engeller Anlaşması(TBT Anlaşması) teknik düzenlemelerin, gönüllü standartların ve uygunluk değerlendirme prosedürlerinin yol açtığı ticaret engellerinin önlenmesi ve ortadan kaldırılmasına yardımcı çeşitli önlemleri kullanan bir pazara giriş aracıdır. 

TBT Anlaşması ulusal veya bölgesel düzeyde getirilmiş olan teknik düzenlemeler ve uygunluk değerlendirme prosedürleri ile ilgili olarak yükümlülükler getirmektedir. TBT Anlaşmasına standartların hazırlanması, kabulü ve uygulanması için bir “İyi Uygulama Kodu” eklenmiştir. DTÖ üyeleri, standart kuruluşlarının bu kodu kabul etmeleri ve uymalarını temin etmeye davet edilmektedirler. DTÖ üyeleri yine kaynakları oranında uluslararası standardizasyon kuruluşlarının çalışmalarına ve uygunluk değerlendirmesi ile ilgili olarak karşılıklı tanıma anlaşmaları müzakerelerine aktif olarak katılmaya teşvik edilmektedirler.  

Uluslararası standartlardan sapma meydana getiren ve ticaret üzerinde önemli bir etki meydana getiren teknik düzenlemeler yayınlanmak ve DTÖ Sekreteryası aracılığıyla yorum gönderme ve görüşme talep etme hakkı bulunana öteki üye devletlere bildirilmek zorundadır. Bu görüşmeleri takiben eğer ticarette teknik engel konusu gündemde olmaya devam ederse, anlaşmazlık bir danışma prosedürünün ve sonunda anlaşmazlıkların halli prosedürünün uygulanmasına gidebilir.

 

<<CE anasayfa