8. PİYASA GÖZETİMİ  

8.1 Piyasa Gözetimi ile İlgili Prensipleri 

  • Piyasa gözetimi yeni yaklaşım direktiflerinin uygulanmasında zorunlu bir araçtır.
  • Piyasa gözetiminin amacı uygulanabilir direktif hükümlerinin Topluluk kapsamında uyulduğunu temin etmektir. Vatandaşlar ürünün menşei ile ilgili olmaksızın bütün Topluluk piyasası kapsamında eşit bir korumaya tabidirler. İlave olarak, adil olmayan rekabeti ortadan kaldırdığı için piyasa gözetimi iktisadi aktörlerin menfaatleri açısından da önemlidir.
  • Üye devletler piyasa gözetiminden sorumlu olacak merciler tayin etmeli veya kurmalıdırlar. Bu merciler gözetim faaliyetleri için gerekli kaynaklara ve güce sahip olmalı, personellerinin teknik kifayetini ve mesleki tutarlılıklarını temin etmeli ve oransallık ilkesine uygun olarak bağımsız ve ayrım yapmaksızın hareket etmelidirler.
  • Onaylanmış kuruluşlar temel olarak piyasa gözetimi faaliyetlerinin sorumluluğundan dışlanmalıdır. Bu durum menfaat çatışmasının önüne geçmek içindir.

Topluluk mevzuatının uygulanması üye devletler üzerine bir yükümlülüktür. AB Anlaşması 10. maddesi üye devletlerin anlaşmadan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeleri için lüzumlu tedbirleri almalarını gerektirmektedir. Piyasa gözetimi özellikle ürünlerin uygulanabilir direktif gereklerine uyup uymadığının kontrolünü ve uygun olmayan ürünlerin uyumunu ve gerektiğinde müeyyideler alınmasını sağlayacak tedbirler alınması suretiyle, yeni yaklaşım direktiflerinin uygulanması için etkili bir araçtır. 

Yeni yaklaşım direktiflerinde yüksek bir koruma oranı öngörülmüştür. Bu durum üye devletlerin ürünlerin doğru olarak inşa, tesis edildiği ve bakımı yapıldığı veya amacına uygun kullanıldığı durumlarda, sadece insan sağlık ve güvenliğini veya yeni yaklaşım direktiflerinin kapsadığı diğer menfaatleri tehlikeye atmadıkları takdirde piyasaya arz edilmesini ve hizmete sokulmasını temin edecek gerekli tedbirleri almalarını gerektirir. Bu üye devletler üzerine uygun olmayan ürünleri yeteri kadar etkili ve yeterli bir yolla tespit etmesi amacıyla piyasa gözetimi organize etme ve gerçekleştirme yükümlülüğü yükler. Bu sadece tüketicilerin, işçilerin ve diğer kullanıcıların menfaatlerini korumak için değil, aynı zamanda iktisadi aktörleri adil olmayan bir rekabetten korumak amaçlıdır.  

Piyasa gözetimi yükümlülüğü, üye devletlerin temel gereklerle uyumlu ürünlerin serbest dolaşımına izin vermelerini gerektiren yeni yaklaşım direktifleri hükümlerini tamamlayıcıdır. Bu yükümlülük aynı zamanda üye devletlerin korunma önlemleri çerçevesinde ciddi anlamda uygun olmayan ürünlerin serbest dolaşımına karşı çıkmalarına da karşılık gelir (133).  

Oyuncaklara ilişkin direktif piyasa gözetimi mercileri için hükümler tesis etmekte ve üye devletlere her üç yılda bir Komisyona bir rapor gönderme yükümlülüğü getirmektedir (134) . Diğer yeni yaklaşım direktifleri üye devletlerde piyasa gözetiminin nasıl yapılması ve organize edilmesi gerektiğine ilişkin özel hükümler içermezler. Genel ürün güvenliği direktifi, üye devletlerin piyasa gözetimi organize etmesi ve uygun gözetim araçları benimsemesi yükümlülükleri konusunda daha detaylı tanımlamalara sahiptir. Bu direktif, yeni yaklaşım direktifleri gibi bütün güvenlik yönlerine ilişkin hükümler içeren, toplam uyum temeli üzerine inşa edilmiş, topluluk hukukunun spesifik kuralları tarafından kapsanan ürünlere uygulanmaz. Bununla beraber, özellikle tüketici ürünlerine ilişkin olarak yeni yaklaşım direktifleri alanında piyasa gözetimi için bir referans olarak kullanılabilir.  

Piyasa gözetimi kamu mercilerinin sorumluluğudur(135). Bu özellikle piyasa gözetim faaliyetlerinin tarafsızlığını garanti etmek içindir. Her üye devlet piyasa gözetim altyapısı üzerine karar verebilir, örneğin gözetim etkin olması ve bütün bir alanı kapsaması şartıyla sorumlulukları merciler arasında fonksiyonel veya coğrafi bazda tahsis etmeye ilişkin bir sınırlandırma yoktur(136). Sonuç olarak, hukuki ve idari piyasa gözetimi altyapısı üye devletler arasında farklılık göstermektedir. Bu durum özellikle, piyasa gözetimi kifayetinin her üye devletin alanı ile sınırlı olmasına rağmen, Topluluk çerçevesinde eşdeğer bir koruma seviyesinin temin edilmesi amacıyla ulusal merciler arasında etkili bir idari işbirliğinin varlığını gerektirir.  

Piyasa gözetimi mercileri gözetim faaliyetlerini yerine getirebilecekleri gerekli kaynak ve güce sahip olmalıdırlar. Bu piyasaya arz edilen ürünleri izlemek ve uygunsuzluk durumunda uygunluğu sağlamak için gerekli tedbirleri alma amaçlıdır. Personel kaynaklarına ilişkin olarak, ilgili merci, yeterli sayıda gerekli bilgi ve tecrübe ile mücehhez, mesleki dürüstlüğe sahip elemana veya bunlardan yararlanma imkanına sahip olmalıdır. Test verilerinin kalitesini sağlamak amacıyla, ilgili merci tarafından kullanılan test kuruluşu EN 45000 standartlarının ilgili kriterlerine uymalıdır. Bu merci aynı zamanda bağımsız olmalı ve faaliyetlerini tarafsız ve ayrımcılık yapmayacak şekilde gerçekleştirmelidir. İlaveten, bu merci piyasa gözetimini oransallık prensibine riayet ederek gerçekleştirmelidir, örneğin eylem riskin veya uygunsuzluğun derecesine göre olmalı ve ürünlerin serbest dolaşımına etki piyasa gözetimi hedeflerine ulaşmak için gerekenden fazla olmamalıdır.  

Gözetim merci, kararlar üzerindeki bütün sorumluluğu almak kaydıyla ve bu mercinin gözetim görevleriyle diğer kuruluşun uygunluk değerlendirme faaliyetleri arasında menfaat çatışması olmaması şartıyla, teknik görevleri (test ve muayene gibi) taşerona devredebilir. Bunu yaparken bu merci, alacağı tavsiyelerin tarafsızlığının kritiğe açık olmaması hususunda azami dikkat gösterildiğini temin etmelidir. Bu şekilde bir tavsiye üzerine alınacak her tür kararın sorumluluğu gözetim merci üzerinde kalacaktır. 

Genel bir kural olarak onaylanmış kuruluşların piyasa gözetiminden sorumlu olması uygun değildir. Menfaat çatışmasını engellemek için uygunluk değerlendirmesi ( ürün piyasaya konulmadan önce gerçekleştirilen) ve piyasa gözetimi ( ürün piyasaya sunulduktan sonra gerçekleşen) arasında açık bir ayrım yapılmalıdır. Bir istisna olarak, bir üye devlette onaylanmış kuruluşun ve piyasa gözetim mercinin aynı üst organa bağlı olmaları durumunda, bu faaliyetler arasında menfaat çatışması olmaması için sorumluluk sınırlarının çok organizeli tayin edilmesi gerekmektedir.  

Yeni yaklaşım direktifleri üye devletlerin Komisyonu ve diğer üye devletleri bilgilendirmelerine ilişkin belirli hükümler taşımalarına rağmen, piyasa gözetim faaliyetleri sırasında elde edilen bilgilerin şeffaflığına veya gizliliğine ilişkin hiçbir şey içermemektedirler(137). Doğal olarak gizliliğe ilişkin hükümler ulusal hukuk sistemlerine dayanmakta ve bu nedenle üye devletler arasında farklılık arz etmektedir. Bununla beraber, bireysel ekonomik aktörleri ilgilendiren halihazırda devam eden faaliyetlere ilişkin bilgiler genel olarak gizli addedilmelidirler. Buna bir istisna olarak tüketicilerin sağlık ve güvenliğinin ciddi ve ani tehlikeye maruz kaldığı haller haklı görülebilir. 

8.2 Piyasa Gözetimi Faaliyetleri 

* Piyasa gözetimi 2 ana aşamadan oluşur: (1)Ulusal gözetim kuruluşları piyasada bulunan ürünlerin Yeni Yaklaşım Direktiflerini uyumlaştıran ve bu ürünlere uygulanan milli mevzuatın hükümlerine uygunluğunu izler, ve (2) gerektiğinde sonradan uygunluğu sağlayacak önlemleri alırlar.

* Her ne kadar piyasa gözetimi işlemleri tasarım ve üretim aşaması boyunca yapılamasa da etkili uygulama uygun olmayan ürünlerin piyasaya arzını önlemek için gözetim otoritelerinin üreticiler ve tedarikçilerle işbirliği içinde hareket etmesini gerektirmektedir. 

8.2.1 Piyasadaki Ürünlerin İzlenmesi 

* Piyasadaki ürünleri izlemedeki amaç bu ürünlerin piyasada veya hizmette iken ilgili direktiflerle uyum içinde olduğunu doğrulamaktır.

* AT Uygunluk Beyanı ve teknik dosya piyasa gözetimi kuruluşlarına ürün hakkında gerekli bilgileri sağlar. 

Piyasa gözetimi kuruluşları piyasadaki ürünleri izlemelidirler. Amaç, bir ürünün piyasada veya hizmette bulunduğu anda ilgili mevzuat hükümleri ile uyumlu olup olmadığını tespit etmektir(138). Temel olarak piyasa gözetimi, üreticinin genellikle CE işareti iliştirmek suretiyle ürünün uygunluğu ile ilgili olarak resmi sorumluluğu üzerine almasından önce, yani tasarım ve üretim aşamalarında gerçekleştirilemez. Ancak, bu gözetim kuruluşları ile üretici ve tedarikçiler arasında işbirliğini engellemez(139).

Piyasa gözetiminin etkin olabilmesi için imkanlar, risk ihtimalinin daha yüksek olduğu veya uygunsuzluğun daha sık gerçekleşebileceği veya özel bir çıkarın söz konusu olduğu yerlerde yoğunlaştırılmalıdır. Bu amaçla istatistikler ve risk değerlendirme prosedürleri kullanılabilir. Piyasadaki ürünleri izleyebilmek için gözetim kuruluşlarının;  

* ticari, sınai ve depolama yerlerine düzenli ziyaretler yapabilmede;

* gerektiğinde ürünün hizmete sunulduğu işyerlerine ve öteki yerlere düzenli ziyaretler yapma konusunda(140);

* rasgele ve nokta kontroller düzenlemede;

* ürün numuneleri almak ve bunları inceleme ve testlere tabi tutmada ; ve

* gerekli olan bütün bilgileri talep etme(141) 

hususlarında yetkisi, kifayeti ve kaynağı olmalıdır. 

Her ne kadar piyasa gözetimi temel olarak,tasarım ve üretim aşamalarında gerçekleştirilemiyorsa da, gözetim kuruluşu uygunsuzluk tespit edildikten sonra sabit bir hatanın oluşup oluşmadığını doğrulamak için üretim yerinde kontrollerde bulunabilir(142). Piyasa gözetiminin ancak üreticinin ürünü için sorumluluğu resmen yüklenmesinden sonra yapılabileceği ilkesi bakımından diğer bir istisna ticari fuarlar, sergiler ve gösterimlerdir. Yeni Yaklaşım Direktiflerinin çoğu ürünlerin uygun hale gelinceye kadar piyasaya sürülmeyeceğinin ve hizmete sunulmayacağının açık bir şekilde belirtilmesi ve gerektiğinde kişilerin korunması bakımından sergi boyunca gerekli önlemlerin alınması şartıyla, uygunsuz ürünlerin gösterimine izin vermektedir. Piyasa gözetimi yetkilileri bu yükümlülüğe riayet edilip edilmediğini izlemelidirler.  

Piyasa gözetimi söz konusu direktiflerin bütün uygulanabilecek hükümlerini kapsamalıdır. Belli bir dereceye kadar resmi kontroller yeterlidir, örneğin; CE işareti ve bunun iliştirilmesi, AT Uygunluk beyanının hazır bulundurulması, ürünle birlikte bulunması gereken bilgiler ve uygunluk değerlendirme prosedürlerinin doğru seçimi gibi. Ürünün maddi uygunluğunu doğrulamak için daha esaslı kontroller gereklidir, örneğin; uygunluk değerlendirme prosedürlerinin doğru uygulanmasına, temel gereklere uygunluğa ve AT Uygunluk Beyanının muhtevası gibi konulara ilişkin olarak. Uygulamada, her bir piyasa gözetimi işlemi gereklerin belli yönlerine odaklanmış olabilir. 

Açık amacı piyasaya sunulan ürünlerin doğrulanması olan piyasa gözetimi işlemlerinin yanısıra, her ne kadar doğrudan bu amaç için tasarlanmamış olsa da, sonuç olarak uygunsuzluğu ortaya çıkaran öteki kamusal mekanizmalar da bulunmaktadır(143). İşyerlerindeki emniyeti kontrol eden İş müfettişleri örneğin, CE işareti taşıyan bir makinanın yapımının veya dizaynının veya bir kişisel koruyucu donanımın ilgili gereklerle uyumlu olmadığını tespit edebilirler(144). Bunun sonucunda, ürünün piyasaya arzını etkileyecek önlemler alabilirler ve böylece piyasa gözetimini gerçekleştirirler veya gerekli önlemleri alacak olan gözetim kuruluşları ile temasa geçebilirler.Ürünün piyasaya sürüldüğü andaki uygunluğu ile ilgili bilgiler de kullanım muayeneleri boyunca veya bir kazaya yol açan faktörlerin analizi yapılarak elde edilebilirler. Ürünle ilgili olarak tüketicilerden veya öteki kullanıcılardan gelen veya haksız rekabetle ilgili olarak üreticilerden veya dağıtıcılardan gelen şikayetler piyasa gözetimi amaçları doğrultusunda bilgiler sağlayabilir.  

Piyasadaki ürünlerin izlenmesi ulusal düzeyde çeşitli kuruluşlar arasında örneğin; fonksiyonel ve coğrafi olarak, paylaştırılabilir. Aynı ürünün birden fazla kuruluşun kontrolüne tabi olduğu yerlerde(örneğin; gümrükler ve bir sektörel kuruluş veya yerel kuruluşlar) bir Üye Devletteki hizmetler arasında koordinasyonun sağlanması gerekmektedir.  

Ürün belgelendirmesi veya kalite sistemlerinin uygulanması gibi gönüllü uygulamalar bir kuruluş tarafından gerçekleştirilen gözetim faaliyetleri ile bir tutulamazlar. Yine de tehlikelerin ortadan kaldırılmasına katkıda bulunabilirler. Ancak, piyasa gözetimi kuruluşları AT Anlaşmasının 28 inci maddesine göre bütün isteğe bağlı işaretler, etiketler ve düzenlemelerle ilgili olarak tarafsız olmak zorundadırlar ve bunlar ancak risk değerlendirmeleri için şeffaf ve ayrımcı olmayacak bir şekilde hesaba katılabilirler. Buna göre, ürünler isteğe bağlı belgelendirmelere veya öteki gönüllü uygulamalara tabi tutulmuş olsalar bile piyasa gözetimi faaliyetlerinin dışında tutulamazlar.  

Yeni Yaklaşım direktifleri piyasa gözetimi kuruluşlarının ürünle ilgili olarak bilgi almalarını sağlayacak iki farklı araç sağlamaktadır: AT Uygunluk Beyanı ve teknik dosya. Bunlar, üretici, Topluluktaki yetkili temsilcisi veya belli koşullarda ithalatçı veya ürünün piyasaya arzından sorumlu kişi tarafından kontrole hazır tutulmalıdır. Onaylanmış kuruluşlar, dağıtıcılar, perakendeciler, tedarikçiler veya taşeronlar gibi öteki tüzel ve gerçek kişiler bunları hazır bulundurmakla yükümlü değildirler. Ancak bunları elde etmede piyasa gözetimi kuruluşlarına yardımcı olabilirler. Ayrıca, gözetim kuruluşları söz konusu ürün için yürütülen uygunluk değerlendirmesi ile ilgili olarak onaylanmış kuruluştan bilgi sağlamasını isteyebilirler (145) . 

AT Uygunluk Beyanı istenildiğinde hemen sunulmak üzere piyasa gözetimi kuruluşlarının kullanımına hazır bulundurulmalıdırlar. Bu yüzden, Topluluk sınırları içinde muhafaza edilmelidir. Üye Devletlerin her birinde, örneğin; idari işbirliği aracılığıyla, gözetim amaçlı faaliyetler için hazır bulundurulabilir. Ulusal bir gözetim kuruluşu tarafından istenildiğinde Uygunluk beyanını tevdi edememek, direktifin gerekleri ile uygunluk olmadığı hususunda şüphelenilmesi için yeterli bir gerekçe oluşturabilir (146) .  

Teknik dosya sözkonusu risk ve öneme uygun bir zaman süresi içinde gözetim kuruluşlarının kullanımına sunulmak üzere hazır bulundurulmalıdır, fakat gözetim kuruluşu bunları sistematik bir şekilde isteyemez. Genel olarak, yalnızca piyasa gözetimi amacıyla yapılan rasgele kontroller esnasında veya bir ürünün hiçbir bakımdan koruma düzeyini sağlamadığı yönünde bir endişenin bulunduğu durumlarda istenebilir. İlk olarak, eğer hazırlanmışsa, izin verilen makul bir süre içinde piyasa gözetimi kuruluşlarına teknik dosyanın sadece bir özeti(temel teknik veriler) sağlanabilir. Daha detaylı bilgiler(örneğin; belgeler ve Onaylanmış Kuruluşun kararları) ürünün Topluluk mevzuatına uygunluğu konusunda ciddi şüphelerin bulunduğu durumlarda talep edilebilir. Teknik dokümantasyonun tamamı ancak, açıkça gerekli olduğu durumlarda talep edilebilir ve örneğin sadece bir detayın kontrol edilmesi zarureti gibi durumlarda istenemez. Bu talep oranlılık ilkesine uygun olarak değerlendirilmeli ve bu yüzden de kişilerin sağlık ve emniyeti ve direktifte öngörülen öteki kamu yararlarını temin etme ve ekonomik operatörleri gereksiz yüklerden koruma ihtiyacı göz önünde bulundurularak değerlendirilmelidir. Ayrıca, ulusal gözetim kuruluşu tarafından yapılan haklı bir isteğe karşılık kabul edilebilir bir gecikme süresi içerisinde gerekli belgelerin sunulamaması, direktifin gereklerine uygunluğun mevcut olmadığı şüphesi için yeterli bir gerekçe oluşturabilir (147) .  

Bir ulusal kuruluş teknik dosyanın ve AT Uygunluk Beyanının kendi resmi dilinde birer tercümesini talep edebilir. Ancak, özellikle dosyadaki ayrıntılı teknik bilgiler söz konusu ulusal kuruluşun anlayabileceği bir dilden hazırlanmışsa bundan kaçınılmalıdır. Eğer kuruluş tercümeyi gerekli görürse dokümantasyonun tercümesi yapılacak kısmını açıkça belirlemek ve tercümenin yapılabilmesi için makul bir süre izni vermesi gerekmektedir. Tercüme ile ilgili olarak çeviriyi yapacak olanın akredite edilmiş veya yetkili kamu kuruluşları tarafından tanınmış olması gereği gibi daha başka koşullar getirilemez. Tercüme talebi AT Anlaşmasının 28 inci maddesi temelinde, taleplerin orantılı olması göz önünde bulundurularak her durum için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. 

Teknik dosyayı Topluluk içinde kullanıma hazır bulundurmak mümkün olmalıdır. Ancak, ilgili direktifte aksi öngörülmedikçe, Topluluk içinde tutulmasına gerek yoktur (148) . Bunun kullanıma hazır tutulması, bu sorumluluğu taşıyan kişinin dosyanın nerede bulunabileceğini ifade edebildiği ve ulusal kuruluşlardan gelen talep üzerine tevdi edebildiği sürece, yanında bulundurması gerektiği anlamına gelmemektedir. Aksi belirtilmediği sürece, dokümantasyonu yanında bulunduran kişinin adı ve adresinin ürünün veya ambalajının üzerinde açıkça ifade edilmesine gerek yoktur. Ayrıca, teknik dosya söz konusu risk ve öneme uygun bir süre zarfında hazırlanmasını mümkün kılan herhangi bir formatta bulundurulabilir(örneğin; basılmış evrak veya CD-ROM olarak).  

Üye Devletler piyasa gözetimi boyunca teknik dosyanın içeriği ile ilgili olarak bilgi alan herkesin ulusal mevzuatta belirlenmiş olan kurallara göre gizliliğe bağlı kalmalarını temin etmek zorundadırlar.  

8.2.2 Düzeltici Önlemler 

* Bir önlem alınmadan önce ilgili tarafa bildirilmeli ve konu aciliyet göstermiyorsa danışma imkanı sağlanmalıdır.

* Düzeltici önlemler, her duruma göre ayrı ayrı, uygunsuzluğun düzeyine bağlı ve orantılılık ilkesi ile uyum içinde olmalıdır:

- Öncelikle, üretici veya yetkili temsilcisi, ürününü hükümlerle uyumlu hale getirmek ve ihlale çare bulmakla yükümlü kılınmalıdır.

- Nihai olarak ise, öteki önlemlerin başarısız olduğu ve yeterli olarak görülmediği yerlerde söz konusu ürünün piyasaya sürülmesini ve hizmete sunulmasını kısıtlayıcı veya yasaklayıcı ve piyasadan toplatılmasını temin edici bütün uygun önlemler alınmalıdır. 

Yetkili ulusal kuruluşlar bir ürünün ilgili olduğu direktifin hükümleri ile uyumlu olmadığını tespit ettiklerinde uygunluğu sağlamak için önlemler almalıdırlar.  

Düzeltici önlemler uygunsuzluğun derecesine bağlıdırlar ve bu yüzden orantılılık ilkesine uygun olmak zorundadırlar. Ancak, tali ve asli uygunsuzluk arasındaki farklılıklar her zaman açık olmamaktadır ve her durum için ayrı ayrı karar verilmelidir.  

CE işaretinin yanlış iliştirilmesi, örneğin; tasarım, ebat, görünürlük, silinmezlik ve okunaklılık gibi konular, her zaman için tali bir uygunsuzluk olarak görülebilir. Tipik önemsiz uygunsuzluk örnekleri direktifte öngörülen öteki uygunluk işaretlerinin yanlış iliştirildiği yerlerde veya AT Uygunluk Beyanının derhal temin edilemediği veya gerekli olduğu halde ürünle birlikte bulunmadığı yerlerde veya direktifte ürüne öteki bilgilerin eşlik etmesi gereğine uyulmadığı durumlarda veya sözkonusu olduğunda onaylanmış kuruluşun kimlik numarasının CE işareti ile birlikte iliştirilmediği yerlerde de sözkonusu olabilir.  

Temel gereklere uygunsuzluk asli bir uygunsuzluk olarak kabul edilmelidir ve çünkü bu örneğin; vatandaşların sağlık ve emniyeti açısından potansiyel veya gerçek bir risk oluşturabilir. Ancak, uyumlaştırılmış standartlara uygunsuzluk temel gereklere uygunsuzluk için yeterli derecede kanıt olarak görülmezler fakat daha ileri aşamada incelemelerin yapılması gerektiğini gösterirler.  

Koşullara bağlı olarak, ilgili direktife göre yapılması gerektiği halde eğer bir ürün CE ile işaretlenmemişse veya gerekmediği halde bir ürün CE ile işaretlenmişse bu durum hem asli hem de tali bir uygunsuzluk olarak kabul edilebilir. Bir direktifin uygulanması ve bu doğrultuda CE işareti iliştirme zorunluluğunun bazen zor olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Öte yandan, eğer bir Yeni Yaklaşım Direktifinin kapsamına giren bir ürün CE ile işareti taşımıyorsa, bu durum o ürünün temel gereklere ve uygulanan uygunluk değerlendirme prosedürlerine uygun olmadığını gösterir ve sonuç olarak bu ürün kişilerin emniyet ve sağlığını tehlikeye atabilir. Bu tür bir uygunsuzluk asli uygunsuzluk olarak kabul edilmelidir. 

Uygunluğun sağlanması üreticiyi, yetkili temsilcisini veya öteki sorumlu kişileri gerekli önlemleri almaya zorlamakla başarılabilir (149) . Piyasa gözetim kuruluşu ile yapılan danışmaların veya resmi veya gayrıresmi uyarıların bir sonucu olarak eğer gerekli önlemler (örneğin; ürün değiştirilebilir veya piyasadan toplatılabilir) alınırsa düzeltici faaliyet de yerine getirilmiş olur. Her durumda piyasa gözetim kuruluşu uygunluğun sağlanmasını teminen bunlara eşlik edecek önlemleri de tesis etmelidir. 

Tali uygunsuzluğa karşı alınan önlemler iki düzeyde olabilir: 

- İlk olarak, gözetim kuruluşu, üreticiyi veya yetkili temsilcisini piyasaya sürmeyi planladığı ürününü gerekiyorsa piyasaya daha önce sürülmüş olan ürününü de, ilgili hükümlerle uyumlu hale getirmeye ve ihlale çözüm bulmaya zorlamalıdır.

- İkinci olarak, bir sonuca varılamazsa, yetkili kuruluş nihai olarak, ürünün piyasaya arzını kısıtlayıcı veya yasaklayıcı olan veya piyasada bulunan ürünleri toplamayı temin edecek daha ileri aşamadaki bir önlemi alabilirler. 

Önemli derecede bir uygunsuzluğun olduğu durumlarda, yetkili kuruluş uygunluğu temin amacıyla orantılılık ilkesine bağlı kalarak uygun bütün önlemleri almak zorundadır. 

- Nihai olarak, öteki çözümlerin hiçbiri direktiflerde öngörülen yüksek düzeyde bir korumayı sağlamada yeterli olmazsa yetkili kuruluş ürünün piyasaya arzını veya hizmete sokulmasını kısıtlar veya yasaklar ve piyasadan toplatılmasını temin eder. Bu genellikle korunma hükmünü faaliyete geçirir. 

Ürünün piyasaya sürülmesini kısıtlamaya veya yasaklamaya yönelik tedbirler, piyasa gözetimi kuruluşlarına ürünün tehlikesi veya öteki asli derecedeki uygunsuzluğu ile ilgili yeterli kanıt elde etmelerine imkan sağlayacak şekilde evvela geçici tedbirler olarak uygulanabilirler.  

Ulusal yetkili kuruluşlar tarafından ürünün piyasaya arzını veya hizmete sunulmasını kısıtlamak veya yasaklamak veya ürünü piyasadan toplatmak amacıyla alınan kararlarda bu kararların esas aldıkları dayanaklar tam olarak belirtilmelidirler. İlgili tarafa, özellikle üretici veya onun Topluluk içindeki yetkili temsilcisine, bildirimde bulunulmalıdır. Söz konusu üye devlette yürürlükte olan ulusal hukuka göre mevcut olan çözümler ve bunların tabi olduğu zaman limitleri hakkında da bilgilendirilmelidirler (150) .  

Konu acil olmadığı sürece,(örneğin; ürünün kişilerin sağlık ve emniyeti için ciddi ve acil bir tehlike taşıması gibi), üretici veya Topluluk içindeki yetkili temsilcisi, yetkili kuruluş ürünün serbest dolaşımını sınırlandırmaya yönelik önlemleri almadan önce, kendisine danışılma fırsatına sahip olmalıdır. Pratikte, üretici veya yetkili temsilcisine tedbir almak için bir fırsat sağlandığında bu yeterli olarak kabul edilmelidir. Ancak, üretici veya yetkili temsilcisinin eyleme geçmemesi halinde bu durum işlemleri geciktirmemelidir (151) . 

Asli uygunsuzluğu bulunan CE işaretli ürünün serbest dolaşımını sınırlandırmaya yönelik bir karar genellikle korunma hükmü prosedürünü başlatır. Bu prosedürle Komisyonun bu önlemler hakkında bir fikir sahibi olması ve bunların haklı olup olmadığını değerlendirmesini mümkün kılmak hedeflenmektedir. Ayrıca, alınan düzeltici önlemlerle ilgili olarak, bunların asli bir uygunsuzluğa dayanıp dayanmadığına bakılmaksızın, gerekli görüldüğünde ve gizliliğe ihtiyaç duyulduğu kadar şeffaflığa da saygı gösterilebildiği durumlarda, ulusal piyasa gözetim kuruluşları arasında bilgi alışverişi gerçekleştirilmelidir (152) .

Bir üretici, yetkili temsilcisi veya öteki kişiler, ürünün serbest dolaşımını kısıtlayan haksız bir ulusal tedbir sonucu zarara uğradıklarını düşünebilirler. Böyle bir durumda, bu prosedürü başlatan devletin hukuki yetki sahası içerisinde ve bu devletin hukukuna göre kendisine zarar iddiasında bulunabilme hakkı tanınır. Örneğin; Korunmayla ilgili bir hüküm prosedürünün sonunda, Komisyon tarafından ulusal tedbirin haksız olarak değerlendirildiği yönünde bir görüşe ulaşılması, Topluluk hukukunun yanlış uygulanmasından kaynaklanan bir sorumluluk davasının gündeme gelip gelmeyeceği sorusunu ortaya çıkarabilir.  

8.2.3 Tamamlayıcı Faaliyetler 

* Direktiflerin etkili uygulanması genellikle, yukarıda 8.2.1 ve 8.2.2 bölümlerde açıklanan piyasa gözetimi işlemlerine ek olarak, piyasa gözetimi kuruluşlarının şunları da yapmalarını gerektirir:  

- üretici ve tedarikçilerle işbirliği içinde hareket etmek;

- uygunsuz bir ürüne CE işareti iliştiren ve ürünün uygunsuzluğundan sorumlu olan kişilere karşı gerekli önlemler almak; ve

- tehlikeye maruz olabilecek kişileri uyarma, tehlikeli ürünleri yok etme ve ihracatlarını yasaklama, bu tür ürünlerin kullanımını yasaklama ve belgelerin geri çekilmesini temin etme imkanına sahip olmak  

Piyasa gözetim kuruluşları faaliyetlerini piyasaya sürülmüş olan ürünleri izleme ve gerekli düzeltici önlemleri almayla sınırlandırmamalıdır. Kuruluşla üretici ve tedarikçiler arasında kurulacak gayrıresmi temaslar ve öteki işbirliği biçimleri uygunsuz ürünlerin piyasaya arzının önüne geçilmesine yardımcı olacaktır. Örneğin; piyasa gözetim kuruluşu, ekonomik aktörlere direktiflerin uygulanması konusunda genel tavsiyeler ve rehber ilkeler sağlayabilir. Ayrıca, gözetim kuruluşu tüketicilerin ve öteki kullanıcıların örneğin; sağlık ve emniyetleri ile ilgili olarak, uyarılması imkanlarını da araştırmalıdır.  

Yeni Yaklaşım Direktifleri uygun olmayan ürünlere CE işareti iliştiren kişilere karşı önlemler alınmasını da gerektirmektedir (153) . Bu tür önlemler uygun olmayan ürünün piyasaya arzından sorumlu olan üreticiye ve öteki kişilere karşı da alınmalıdır. Bu önlemler yasal süreçleri veya uyarıları kapsayabilir. Eğer uygunsuz ürünün ortaya çıkmasına yol açan bir uygunluk değerlendirme prosedürüne bir onaylanmış kuruluş da dahil olmuşsa buna karşı da bu tür önlemler alınmalıdır. Bu tür durumlarda, onaylanmış kuruluşun yeterliliğinin de araştırılmasına ihtiyaç vardır.  

Yeni Yaklaşım direktifleri herhangi bir ceza düzenlemesine gitmediğinden, üye devletler herhangi bir ihlal durumunda uygulayacakları yaptırımları seçme konusunda serbest bırakılmıştır. Bu cezalar benzer içeriğe ve öneme sahip olan ulusal hukukun ihlali durumunda uygulananlara eşdeğer olmalıdır. Ayrıca, bu cezalar etkili, orantılı ve caydırıcı olmalıdır (154) . 

Genellikle, aynı ürün serisinden gelen bazı ürünler daha önce satılmış olacaklardır, hatta uygunsuzluğun tespitinden önce kullanıma bile sokulmuş olacaklardır. Bu tür durumlarda, bir üründen kaynaklanan tehlikelere maruz kalabilecek olan kişilerin bilgilendirilmesinin temini önem arz etmektedir. Bu temel olarak, özellikle tüketim ürünleri ile ilgili olarak, üreticinin veya dağıtıcının sorumluluğu olarak kabul edilmelidir (155) . Uyarılar, umuma hitap eden bir yayın şeklinde de olabilir veya, eğer tehlike altındaki kişiler sınırlı sayıda ise bu doğrudan kişilere yönlendirilebilir. Yetkili kuruluş tehlikeli olduğu kanıtlanan ürünlerin kullanımının sınırlandırılması gerekip gerekmediğini de değerlendirmelidir. 

Bir yetkili kuruluş bir ürünün piyasaya sürülmesini veya hizmete sunulmasını sınırlandırmaya veya yasaklamaya veya ürünün piyasadan toplatılmasına karar verdiğinde orantılılık ilkesine bağlı kalarak, ürünün yok edilmesinin, öteki üye devletlere ihracının yasaklanmasının ve belgelerinin geri çekilmesinin gerekip gerekmediğini de değerlendirmelidir. Bazen, aynı teknik özelliklere sahip öteki ürünler için de yüksek düzeyde bir koruma temin amacıyla kararlar alınmasına ihtiyaç bulunup bulunmadığının doğrulanması da önemlidir.  

Yeni Yaklaşım Direktifleri uygun olmayan ürünlerle ilgili olarak yetkili kuruluşun özel önlemler almasını gerekli kılabilir. Örneğin; telekomünikasyon terminal ekipmanları ile ilgili direktif üye devletlerin eğer tasarlanan amaç için kullanılmıyorsa ekipmanın bağlantısının ulusal telekomünikasyon ağından kesilmesini gerekli kılmaktadır. 

8.3. Korunma Önlemleri ile İlgili Prosedürler  

* Yeni Yaklaşım Direktifleri, üye devletlerin tehlikeli, veya bazı direktiflere göre başka türlü uygunsuzlukları olan ürünlerin, piyasaya sürülmesinin veya hizmete sunulmasının kısıtlamasını veya yasaklamasını yada sürülmüş olanların piyasadan toplatılmasını şart koşan bir korunma önlemi formu içerir (156) .

* Genel bir kural olarak, bu korunma hükmü şu ürünlerle sınırlıdır:

- Yeni yaklaşım direktiflerinin kapsamına giren ürünler

- CE işaretli ürünler

- Doğru olarak yapılmış, kurulmuş, bakımı yapılmış ve amacına uygun olarak kullanılmış olsa bile üye devlet tarafından önemli bir tehlike arz ettiği belirlenen ürünler

* Bu korumaya ilişkin hüküm;

- bir ürününü piyasaya arzını kısıtlayan veya yasaklayan veya piyasaya sürülmüş olan bir ürünü toplatan

- aynı seriye ait olan bütün ürünlerle ilgili olan

- bağlayıcı yasal etkilere sahip olan

ulusal tedbirlere uygulanır.

* Üye devlet korunma hükmüne ilişkin bir önlem alınca derhal bunu Komisyona bildirmelidir. Gerekli bilgiler ve bu önlemi haklı kılacak kanıtlar bu bildirimle birlikte iletilmelidir.

* Eğer Komisyon ulusal önlemlerin haklı olduğunu düşünüyorsa bunu öteki üye devletlere de bildirir. Öteki üye devletlerin de kendi ülkelerinde buna uygun adımları atmaları gerekmektedir. 

8.3.1 Korunma Önlemlerinin Yürürlüğe Konma Şartları  

Korunmaya ilişkin hükümler Komisyona, CE ile işaretlenmiş olan(temel gereklerle uyumlu olduğu kabul edilen) ürünlerin serbest dolaşımını sınırlandıran ulusal önlemlerin haklılığını analiz etme imkanı sağlamak için konulmaktadır. İkinci olarak, tehlikeli ürünlerle ilgili olarak bütün ulusal gözetim kuruluşlarını bilgilendirmek buna uygun olarak, tüm Topluluk çapında eşit bir koruma düzeyi temin edecek şekilde bütün üye devletleri kapsayacak gerekli sınırlandırmaları yapmak için bir araç sağlamaktadır. 

Koruma hükmü bir Yeni Yaklaşım direktifinin kapsamına giren ve bu tür bir direktif tarafından öngörülen CE işaretini taşıyan ürünlere uygulanır. Sonuç olarak, koruma hükmü söz konusu hükmü düzenleyen direktife uygun olarak CE işareti ile işaretlenmeyen ürünlere uygulanamaz (157) . 

Koruma hükmünün uygulanabilmesi için tasarımla veya üretilen ürünlerin bütün bir serisi ile ilgili olarak, seri ne kadar sınırlı olursa olsun, sistematik bir eksiklik ile ilgili bir uygunsuzluk tespit edilmelidir. Uygunsuzluğu tespit eden üye devletin toprakları ile sınırlı olan bir hata için bir korunma hükmüne gerek yoktur çünkü Topluluk düzeyinde bir önlem almaya gerek bulunmamaktadır. 

Koruma hükmünün uygulanması yetkili ulusal kuruluşların ürünün piyasaya sürülmesini ve hizmete sunulmasını kısıtlamaya veya yasaklamaya veya piyasaya sürülmüş olanların piyasadan toplatılmasına karar vermelerini gerektirmektedir. Bu kararın içeriği aynı seriye ait olan bütün ürünlerle ilgili olmalıdır. Aynı zamanda bağlayıcı bir etkiye de sahip olmalıdır: uyulmadığında yaptırımlar tarafından desteklenir ve bir temyiz prosedürüne tabi olabilir. İlgili direktif veya direktifler kapsamında CE işaretli bir ürünün serbest dolaşımını sınırlandıran mahkeme kararları korunma hükmünü başlatmaz. Ancak, piyasa gözetim kuruluşları tarafından başlatılan idari uygulamaların ulusal hukuka uygun olarak bir mahkeme tarafından onaylanması zorunlu olduğu durumlarda bu kararlar korunma hükmünün dışında değildirler. 

Eğer ulusal kuruluş üretici veya yetkili temsilcisinden gerekli önlemleri almasını isterse veya bir ürün gönüllü olarak piyasadan çekilirse veya değiştirilirse uygunluk sağlanabilir. Ürünün piyasaya sürülmesinin veya hizmete sunulmasının yasaklanması veya sınırlandırılması veya piyasadan toplatılması konularında resmi bir karar alınmadıkça korunma hükmü prosedürü başlamaz. Bu yüzden, piyasa gözetimi organları arasında doğrudan bir bilgi değişimi gerekli olabilir (158) . 

Ulusal önlemlerin haklılığını gösteren bulgular piyasa gözetimi kuruluşlarının kendi insiyatifleri ile veya üçüncü bir taraftan(tüketiciler, rekabetçiler, tüketici dernekleri, çalışma müfettişleri gibi) alınan bilgiye dayanarak tesis edilir. Ayrıca, ulusal önlemler ürünün tasarımında ve üretimindeki kusurları ve ürünlerin doğru bir biçimde üretilip, kurulup, bakımı yapıldığında ve tasarlanan amaca uygun kullanıldığında bile taşıyabileceği muhtemel ve gerçek tehlikeleri göstermek için yeterli araç oluşturan kanıtlara(örneğin; test ve incelemeler) dayanmak zorundadır. Doğru ve yanlış kullanım ve bakım arasında bir gri alan bulunmaktadır ve belli bir noktaya kadar makul olarak öngörülen bir şekilde bakımı yapılmasa ve tasarımlanan amaca uygun olarak kullanılmasa bile ürünlerin güvenli olması gerektiği düşünülebilir (159) . Bunun değerlendirilmesinde, üreticinin etiketin üzerinde, talimatlarda, kullanıcı kılavuzunda veya tanıtım materyallerinde sunduğu veriler göz önünde bulundurulmalıdır (160) . 

Korunma önlemlerinin konulmasının nedeni temel gereklerin uygulanmasındaki farklılıkların veya eksikliklerden, uyumlaştırılmış standartların yanlış uygulanması veya bunlardaki eksikliklerden kaynaklanabilir. Gözetim kuruluşu koruma önlemlerini oluştururken bu üç sebeple doğrudan bağlantılı olmak koşuluyla başka nedenler(örneğin; iyi mühendislik uygulamasındaki eksiklikler) ekleyebilir veya belirleyebilir. 

Uygunluk varsayımı sağlayan uyumlaştırılmış standartlarla uyumsuzluğun bulunduğu yerlerde üretici veya Topluluktaki yetkili temsilcisinden temel gereklerle uygunluğu kanıtlaması istenmelidir. Yetkili kuruluşun düzeltici önlem alma kararı her zaman için korunma önlemlerinin uygulanmasını gerektiren temel gereklere uymamaya dayanmalıdır.  

8.3.2 Komisyona Bildirim  

Yetkili bir ulusal kuruluş bir ürünün serbest dolaşımını korunma önlemlerinin devreye gireceği şekilde sınırlandırdığı veya yasakladığı anda Üye Devlet derhal kararının gerekçesini ve nedenlerini de belirterek Komisyona bildirmelidir (161) . Bu aşamada, aldığı bilgileri dağıtmayacaktır.

Korunma önlemleri öteki üye devletlerin bilgilendirilmesi konusunda bir yükümlülük içermemektedir (162) . Birçok sektörde, üye devletler bildirimlerinin bir örneğini öteki üye devletlere gönderme eğilimindedirler (163) . Öteki bir üye devletten böyle bir bildirim alan üye devletler önlem almanın gerekli olup olmadığına karar vermek ve bu tür bir önlemin haklı olması gereğini göz önünde bulundurmalıdırlar. 

Komisyon tarafından dosyanın incelenmesi için gerekli süreyi azaltmak için bildirim şunları içermelidir: 

* uygunsuzluk değerlendirmesinin istinad ettiği direktife ve özellikle temel gereklere atıf;

* üreticinin, yetkili temsilcisinin ve ayrıca gerekli olduğunda ithalatçının ve ürünün Topluluk pazarına arzından sorumlu öteki kişilerin adları ve adresleri;

* uygunluk beyanının bir nüshası;

* uygunluk değerlendirme prosedürlerinde bulunmuşsa onaylanmış kuruluşun adı ve kimlik numarası;

* ürünün uygunluğunu doğrulamak için, bununla yetkili olan kuruluşun kullandığı prosedürlerle ilgili bilgiler;

* önlemleri haklı kılmaya yarayacak ayrıntılı kanıtlar ve değerlendirmeler(örneğin; yetkili kuruluş tarafından kullanılan uyumlaştırılmış standartlar ve öteki teknik spesifikasyonlar, test raporları ve test laboratuarlarının teşhisi).

Üretici, yetkili temsilcisi veya öteki sorumlu kişilerin ürünün uygulanan hükümlere uygun olacak şekilde değiştirilmesi hususunda bir karara vardıkları durumlarda üye devlet korunma önlemlerini geri çekmelidir.  

8.3.3 Korunma Önlemlerinin Uygulanması 

Korunma önlemlerinin Topluluk düzeyinde ve Topluluğun bütününde uygulanmasından Komisyon sorumludur. Bu amaçla, Komisyon, korunma önlemlerini yerine getiren önlemlerin haklı olup olmadığını doğrulamak için ilgili taraflarla danışabilir. Danışmalar boyunca aktarılan bilgilerin gizliliğinin sağlanması için önlemler alınması gereklidir (164) . 

Alınacak önlemlere her olaya göre ayrı ayrı karar verilir. Direktifin uygulanmasından sorumlu Komisyon departmanlarının bilgilendirilmesinden sonra bunlar genel bir kural olarak ilk önce ilgili üye devletle ve prosedürün kapsamına giren ulusal gözetim kuruluşu ve ilgili üreticiler veya yetkili temsilcileri ile temas kurarlar. Komisyon sözkonusu olayla doğrudan ilgisi bulunan öteki üye devletlerle(genellikle üreticinin veya onaylanmış kuruluşun yerleşik olduğu üye devletler) ve uygunluk değerlendirme prosedürlerine katılmış bulunan onaylanmış kuruluşlarla(veya öteki üçüncü taraflarla) temas kurarlar.  

Komisyon gerekli olduğunu düşünürse, üye devletlerle işbirliği içinde, konuyla doğrudan ilgili daha fazla bilgi sağlayabilecek yeterli nitelikleri haiz diğer tarafsız kuruluşların ve uzmanların(örneğin; öteki piyasa gözetim kuruluşları, öteki onaylanmış kuruluşlar, Komisyonun bilimsel komiteleri, standart kuruluşları, uygunluk değerlendirme kuruluşları, endüstriyi temsil eden kuruluşlar, dağıtıcılar ve tüketiciler, işçi sendikaları, araştırma kuruluşları ve bilim uzmanları gibi) görüşlerine de başvurabilir. Bu danışmalar izafi olarak geniş olabilmesine rağmen sorunun aciliyeti göz önüne alınarak prosedürler mümkün olduğunca kısa tutulmaktadır. 

Danışma prosedüründen sonra ürünlerin serbest dolaşımını sınırlar veya yasaklar nitelikteki ulusal önlemlerin haklılığı ile ilgili olarak Komisyon bir görüş oluşturur.  

Komisyon, oluşturduğu görüşünde alınan önlemi haklı görürse bunu ilgili üye devlete ve öteki üye devletlere derhal bildirir. Komisyon bu görüşünü yayınlamaya da karar verebilir. Sonuç olarak, üye devletlerin, Komisyonun görüşü ile ilgili olarak, tüm Toplulukta benzer düzeyde korumayı sağlamak için uygun önlemleri alma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu gereklilik piyasa gözetimi ve Topluluk mevzuatının uygulanması için üye devletlerin genel yükümlülüğüne dayanmaktadır. Eğer bir üye devlet komisyon tarafından oluşturulan görüşü izlemeyi reddederse Komisyon AT Anlaşmasının 226 ıncı maddesinde öngörülen prosedürleri uygulamayı başlatma hususunu değerlendirir (165) .  

Öte yandan Komisyon, korunma hükümlerini devreye sokan ulusal önlemler için bir haklılık bulunmadığı sonucuna varırsa, üye devletten önlemlerini geri çekmesini ve sözkonusu ürünün kendi sınırlarında serbest dolaşımını yeniden sağlamak için uygun adımları derhal atmasını isteyecektir. Bu görüş korunma önlemlerini uygulayan üye devletlere, üreticilere ve gerektiğinde üreticinin yetkili temsilcisine veya ürünün Topluluk piyasasına sürülmesinden sorumlu olan öteki kişilere iletilir. Ayrıca bu durumda Komisyon, üye devletlerin malların serbest dolaşımı ilkesine aykırı hareket edemeyeceği ilkesine dayanan AT Anlaşmasının 226 ıncı maddesinde öngörülen ihlal prosedürlerini uygulamayı başlatmayı değerlendirecektir. Bu prosedür Komisyonun konuyu Adalet Divanına götürmesine yol açabilir. Bu tür durumlarda, üretici veya bu karardan zarar gördüğünü düşünen öteki kişiler Topluluk hukukuna uygun olmayan ulusal önlemlerin alınmasından doğan zararların tazmini amacıyla ulusal düzeyde yasal yollara başvurabilirler. 

Eğer uygunluk varsayımı sağlayan bir uyumlaştırılmış standarttaki yetersizlikten dolayı korunma önlemlerine başvuruluyorsa, Komisyon ilgili taraflarla danışmalarda bulunduktan sonra konuyu 98/34/EC sayılı direktif tarafından oluşturulan Komiteye ve sözkonusu olduğunda sektörel komitelere gönderecektir (166) . 

Üye devletlerin aldığı önlemlerin haklı olarak kabul edilip edilmediğine bakılmaksızın her iki durumda da Komisyon prosedürün işleme süreci ve sonuçları ile ilgili olarak üye devletleri bilgilendirecektir.  

8.4 CE İşaretinin Korunması 

* Piyasa gözetimi kuruluşları, CE İşaretinin iliştirilmesi ve kullanımının uygun şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini ve ilave işaretlere ilişkin kurallara uyulup uyulmadığını kontrol etmelidirler.

* Gerekli durumlarda, yetkili kuruluş, CE işaretinin korunması için gereken düzeltici önlemleri almalıdır.

* Bir üye ülke, bir ürünün dolaşımını CE işaretinin uygunsuz iliştirilmiş olması nedeniyle kısıtlamaya karar verdiği veya CE işareti taşıyan uygunsuz bir üründen sorumlu olan kişilere karşı önlem aldığında, Komisyonu ve diğer üye ülkeleri bilgilendirecektir. 

Üye ülkeler, hem CE işaretinin yanlış kullanımını veya suistimalini engelleyecek hem de yanlış kullanım ya da suistimalin sözkonusu olduğu hallerde durumun düzeltilmesini sağlayacak önlemleri ulusal mevzuatları çerçevesinde düzenlemelidir.  

CE işareti taşıma zorunluluğu getiren herhangi bir direktifin kapsamında yer almayan bir ürüne CE işaretinin iliştirilmesi, aldatma olarak değerlendirilir. Zira, örneğin tüketiciler ve kullanıcılar, sözkonusu ürünün, topluluğun belirli güvenlik hükümlerine uyduğu izlenimine kapılacaktır. Bu itibarla, yetkili kuruluşlar, CE işaretinin aldatıcı şekilde kullanıldığının kesin olduğu durumlarda gerekli önlemi almalarını sağlayacak yeterli hukuki araca sahip olmalıdır. Uygunluğun sağlanmasına yönelik ve sözkonusu ürünün uygunsuzluğundan sorumlu kişiye karşı önlem alınmalıdır. 

CE işareti dışında ilave işaretlerin iliştirilmesi belirli kısıtlamalara tabidir (167) . Piyasa gözetimini gerçekleştiren kuruluş, sözkonusu kurallara uyulmasını ve gerektiğinde uygun önlemin alınmasını sağlayacaktır. 

Piyasa gözetimini gerçekleştiren kuruluşlarca alınacak önlem, “orantılılık” prensibine göre ve her olayla ilgili olarak ayrı ayrı kararlaştırılacaktır (168) . 

Üye ülke, bir ürünün dolaşımını CE işaretinin uygunsuz iliştirilmiş olması nedeniyle kısıtlamaya karar verdiğinde veya CE işaretini uygunsuz bir ürüne iliştiren kişilere karşı önlem aldığında, Komisyonu ve diğer üye ülkeleri bilgilendirecektir (169) . Bundan sonra diğer üyeler, aynı önlemin alınmasının gerekip gerekmediğine karar verirler. Alınan önlemin gerekçelendirilmesi amacına yönelik detaylı kanıta ve ulusal önleme ilişkin, korunma önleminde öngörülen danışmalara ihtiyaç yoktur. Fakat, Komisyon gerekli gördüğü takdirde, AT Anlaşmasının 226 ıncı Maddesi çerçevesinde önlem alabilir.  

8.5 Bilgi Değişim Sistemleri 

* Genel Ürün Güvenliği Direktifi, acil ve ciddi bir risk taşıyan tüketici ürünlerinden kaynaklanan acil durumların ele alınması amacıyla hızlı bir bilgi değişim sistemi getirmektedir.

* Tıbbi cihazlar için bir uyarı sistemi uygulanır. Sistem, piyasa gözetimini gerçekleştiren kuruluşun, hastaların veya kullanıcıların ölmesi veya sağlıklarında ciddi bir bozulmanın ortaya çıkmasına neden olabilecek veya neden olmuş ciddi performans hataları, yetersiz işaretleme veya talimatların Komisyon ve diğer üye ülkelere bildirimini öngörmektedir.

* Özellikle ev veya iş harici kazalarında ürünlerden kaynaklanan veya bunların irtibatlı olduğu kazalar hakkında bilgi, Topluluğun yaralanma verilerinin toplandığı sistemden veya bilgi değişimi sisteminden temin edilebilmektedir. 

8.5.1 Tüketici Ürünleri: Hızlı Bilgi Değişimi 

Genel Ürün Güvenliği Direktifi, acil durumlar için bilgi değişim sistemi hakkında hukuki bir temel sağlamaktadır. Tüketici ürünlerinin kullanımından kaynaklanan tehlikeler hakkında hızlı bilgi değişimini öngören bu sistem (RAPEX) (170) genel ve yatay erken uyarı ve gözetim sistemidir. Bu, tüketicilerin sağlık ve emniyetleri bakımından ciddi ve acil bir risk oluşturan yeni, kullanılmış veya tamire uğramış ürünlerin yol açtığı bu acil durumları ele almak için oluşturulmuştur. Bu sistemin amacı, bir üründen kaynaklanan ciddi bir riskin varlığının tespiti halinde acil ve uygun önlemin alınabilmesini temin etmektir.

RAPEX, tüketicilerce kullanılması amaçlanan veya tüketicilerce kullanılması muhtemel olan ve normal veya öngörülebilir şartlar altında tüketicilerin sağlık ve güvenliğine ciddi ve acil risk taşıyan tüm ürünlere uygulanır. Hem gıda maddelerini hem de sanayi ürünlerini kapsar. Aynı zamanda, Yeni Yaklaşım Direktiflerinin kapsamındaki tüketici ürünlerine de uygulanır. Bu husus, özellikle oyuncaklar ve alçak gerilim cihazları için önemlidir. Çünkü Yeni Yaklaşım Direktifleri bu gibi bir sistemi öngörmemektedir (171) .  

RAPEX, Genel Ürün Güvenliği Direktifinin ekinde belirtilen detaylı prosedürler çerçevesinde işler. Ciddi ve acil bir riskin tespiti halinde, yetkili kuruluş, konuyu, sözkonusu ürünün üretici veya dağıtıcısı ile imkanlar dahilinde ve uygun olduğu taktirde görüşmelidir. Yetkili kuruluş, süratli davranma gerekliliğinden taviz vermeksizin, ürünler ve tehlikenin niteliği hakkında azami bilgiyi edinmelidir.  

Bir üye ülke, ciddi ve acil bir risk taşıyan tüketici ürünlerinin muhtemel piyasaya arz ve kullanımının kısıtlanması veya yasaklanmasına dair bir acil durum önlemi alır veya almaya karar verirse, bu durumu Komisyona bildirecektir. RAPEX’in işlemesini gerektiren bir diğer durum ise, riskin etkilerinin, sözkonusu üye ülkenin sınırlarını aşan nitelikte olmasıdır. Yeni Yaklaşım Direktifleri kapsamındaki korunma önlemi işlemlerindekinden farklı olarak, üye devletler ulusal önlemi meşru kılacak kanıt göstermekle yükümlü değildir. Komisyon, bilginin Genel Ürün Güvenliği Direktifi hükümlerine uygun olup olmadığına bakar ve diğer üye ülkelere bildirir. 

RAPEX uygulandığında Komisyon, en az birinin talebi üzerine diğer üye ülkelerle görüştükten sonra, üye ülkelerin geçici önlem almasını gerektiren bir karar alabilir. Bunun amacı, tüketici sağlık ve güvenliğinin ve Tek Pazarın düzgün işleyişinin korunmasını sağlamaktır. 

Yeni Yaklaşım Direktifleri çerçevesindeki korunma hükmü prosedürleri, RAPEX’den bağımsız işler. Benzer şekilde, RAPEX’in, mutlaka korunma önlemi işlemleri uygulanmadan önce devreye girmesi gerekmez. Ancak, üye ülkenin ciddi ve acil risk taşıyan ve CE işaretli bir ürünün serbest dolaşımını geçici olarak kısıtlama veya yasaklama kararı alması halinde RAPEX’e ek olarak korunma hükmü prosedürü de uygulanmalıdır. 

8.5.2 Tıbbi Cihazlar: Uyarı Sistemi 

Tıbbi cihazlardan kaynaklanan riskler, sözkonusu ürünlere ilişkin tüm ciddi durumların rapor edildiği kapsamlı bir gözetim sistemini zorunlu kılmıştır (172) . Tıbbi cihazlar uyarı sistemi, aşağıda verilen nedenler doğrultusunda hasta veya kullanıcının ölümü veya sağlığının bozulmasına yol açabilecek olan veya açmış olduğu düşünülen ve aşağıda belirtilen nedenlerden kaynaklanan tüm durumlara uygulanır: 

*   cihazın özellikleri veya performansında herhangi bir bozukluk;

*    kullanım talimatları veya etikette herhangi bir yetersizlik;

*     bir cihazın özellikleri ve performansıyla ilgili olarak karşılaşılan ve üreticinin aynı tipteki tüm cihazları sistematik olarak geri çekmesine yol açacak nitelikte olan herhangi bir teknik veya tıbbi neden.  

Üretici, uyarı sistemini işletmek ve bu sistemi işletmesini gerektiren olay hakkında yetkili kuruluşu bilgilendirmekle yükümlüdür. Üretici, bildirimi müteakip, incelemeler yapmak, yetkili kuruluşa bir rapor göndermek ve hangi önlemin alınması gerektiğine dair yetkili kuruluşla işbirliği halinde değerlendirme yapmakla sorumludur. 

Üreticinin bildirimini müteakip yetkili kuruluş, mümkünse üretici ile birlikte, bir değerlendirme yapar. Değerlendirmeden sonra yetkili kuruluş, hakkında önlem alınan veya alınması değerlendirilen olaylar hakkında ivedilikle Komisyonu ve diğer üye ülkeleri bilgilendirir. Bu doğrultuda Komisyon, ulusal gözetim ve denetim kuruluşlarının benzer olaylarla uğraşırken aldığı önlemleri koordine etmek, desteklemek ve kolaylaştırmak için gerekeni yapabilir ve gerektiği takdirde, örneğin cihazın yeniden sınıflandırılmasını öngörmek gibi, Topluluk düzeyinde önlem alabilir.  

Diğer bilgilerin yanısıra uyarı sistemi çerçevesinde edinilen bilgileri içeren ve yetkili kuruluşlarca ulaşılabilir nitelikte olan bir veri bankası oluşturulacaktır. 

Uyarı sistemi, gerekli önlemler üretici tarafından ihtiyari şekilde alınmış olsa dahi bildirimi gerektirdiği için korunma önleminden farklılık göstermektedir. Yine de, uyarı sistemini uygularken, korunma önlemini gerektiren şartların mevcut olması halinde, yetkili kuruluş, yine de uygunsuz CE işaretli ürünlerde olduğu gibi kısıtlayıcı önlem almak ve korunma hükmü prosedürünü takiben bu tedbiri bildirmekle yükümlüdür. Ancak, korunma önlemi işlemleri uygulanmadan önce uyarı sisteminin mutlaka uygulanması gerekmez. 

8.5.3 Topluluğun Yaralanma Konusunda Veri Toplama ve Bilgi Değişimi Sistemi  

Kamu sağlığı alanında alınan önlemler çerçevesinde yaralanmaların engellenmesi hakkında Topluluğun eylem programı, özellikle ev ve iş harici kazalarda meydana gelen yaralanmalar olmak üzere yaralanma olaylarını azaltmayı hedefleyen kamu sağlığı faaliyetlerine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır (173) . Bu çerçevede sözkonusu program:

* Ev ve iş yeri harici kazalar sisteminin (EHLASS) başarısını güçlendirmek ve artırmak üzere yaralanmalar hakkında veri toplama ve bilgi değişimini öngören Topluluk sistemi aracılığıyla yaralanmaların epidemolojik gözetimini,

* Önceliklerin ve daha iyi önleme stratejilerinin tanımlanmasına katkıda bulunmak amacıyla sözkonusu verilerin kullanılması hakkında bilgi değişimini sağlar. 

Veriler, üye ülkelerdeki hastanelerden ve diğer uygun birim ve servislerden anket yoluyla toplanmaktadır. Verilerin toplanması ve bilgi sistemine aktarılması, kaynakların güvenilirliğini sağlamakla yükümlü olan üye ülkelerin sorumluluğu altında gerçekleştirilmektedir. 

Verilerin transferi ve ortak hale getirilmesi için internet ortamında bir sistemin kurulmasına çalışılmaktadır. Sözkonusu sistem, ulusal idareler, Komisyon ve uluslararası örgütler arasında doğrudan bilgi değişimini sağlayacaktır.  

Bu program, aynı zamanda Ortaklık anlaşmasına sahip Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri, ile Kıbrıs ve Malta’nın da kullanımına açıktır. 

8.5.4 Topluluk Düzeyindeki Diğer Bilgi Değişimi Sistemleri:  

Yeni Yaklaşım Direktifleri altındaki korunma önlemleri prosedürü, temel amacı, üye ülke tarafından alınan önlemlerin meşruluğunun doğrulanması ve meşru ise problemin Topluluk düzeyinde çözüme kavuşturulmasını sağlamak olmakla birlikte, bilgi değişimi için bir yol da sağlamaktadır. Ayrıca, Yeni Yaklaşım Direktifleri, CE işaretinin yanlış iliştirilmesi halinde ürünün serbest dolaşımının kısıtlanması veya CE işareti taşıyan uygunsuz üründen sorumlu kişilere karşı önlem alınması halinde, üye ülkeleri, Komisyon ve diğer üyeleri bilgilendirmekle de yükümlü tutar.  

8.6 İdari işbirliği 

*      İdari işbirliği, üye ülkeler için zorunludur. Üye ülkelerin gözetim konusundaki yetkilileri ile Komisyon, Yeni Yaklaşım direktiflerinin düzgün ve birörnek bir biçimde uygulanmasını sağlamak için karşılıklı yardımlaşmalıdır.

*      Üye ülkeler, idari işbirliğinin koordinasyonu konusunda iletişim noktası (contact point) olarak atadıkları gözetim yetkililerinin bir listesini Komisyona ve diğer üye ülkelere bildireceklerdir.

*      Üye ülkelerin gözetim konusundaki yetkilileri, karşılıklı olarak uzlaşılan prensipler ve mekanizmalar çerçevesinde, özel bir durumda talep edilen bilgileri kullanıma hazır tutacaklardır.

*      Üye ülkelerin gözetim konusundaki yetkilileri, ulusal faaliyetlerin koordinasyonunun, Topluluk düzeyindeki piyasa gözetiminin etkinliğini arttırmak için bir araç olup olmayacağını değerlendireceklerdir.

*      İdari işbirliği çerçevesinde alınıp verilen bilgiler, mesleki gizlilik prensibi içinde tutulmalıdır.

*     Yeni Yaklaşım direktiflerinin yürütülmesiyle ilgili idari işbirliği, bu direktiflerde kurulması öngörülen daimi komitelerde ve Standardizasyon ve Uygunluk Değerlendirmesi Politikası Konusunda Toplanan Üst Düzey Memurlar yatay grubunda organize edilir. 

8.6.1 İdari İşbirliği İçin Çerçeve  

Topluluk hukukunun düzgün bir şekilde uygulanması, Topluluk mevzuatının tüm üye ülkelerde birörnek bir biçimde ve etkin olarak yürütülmesini sağlamak için sürdürülen idari işbirliğine bağlıdır. İşbirliğini, üye ülkelerin yükümlülüklerini yerine getirmek için tüm tedbirleri almasını öngören AT Anlaşmasının 10 uncu maddesi zorunlu kılmaktadır (174) . 

Her ne kadar teknik uyumlaştırma, ürünlerin ulusal sınırlardan geçebildiği bir Tek Pazar yaratmış olsa da, piyasa gözetimi ulusal bazda yapılmaktadır. Bu nedenle, gözetimin etkinliğini arttırmak, farklı gözetim uygulamalarının etkisini minimuma indirmek ve ulusal gözetim faaliyetlerinin birbiriyle çakışmasını azaltmak amaçlarıyla ulusal gözetim yetkilileri arasında idari işbirliği mekanizmaları geliştirilmelidir. Piyasa gözetimi konusundaki yetkililer arasındaki işbirliği, ulusal yetkililerin kendi yöntemlerini diğerleriyle karşılaştırması sonucunda (örneğin; karşılaştırmalar, ortak araştırmalar veya çalışma amaçlı ziyaretler) iyi gözetim uygulamalarının ve tekniklerinin Topluluk bazında yaygınlaşmasını da sağlayabilir. Ayrıca, işbirliği, fikir alış-verişi ve pratikte ortaya çıkan sorunların çözümlenmesi için de faydalı olabilir. 

İdari işbirliği, ulusal gözetim yetkilileri arasında karşılıklı güven ve şeffaflık gerektirir. Üye ülkelerin ve Komisyonun, Yeni Yaklaşım direktiflerinin uygulanması ve özellikle Yeni Yaklaşım kapsamına giren ürünler ile ilgili piyasa gözetiminin Tek Pazar içinde nasıl düzenlendiğine dair bilgilendirilmesi gerekmektedir. Bu bilgilendirme, piyasaya arz edilen ürünlerin denetiminin nasıl yapıldığına ve gözetim yetkililerinin hangi düzeltici faaliyetleri ve diğer faaliyetleri uygulama yetkisi olduğuna açıklık getirmek amacıyla, farklı sektörlerden sorumlu ulusal piyasa gözetim yetkilileri ve ulusal piyasa gözetim mekanizmaları ile ilgili bilgileri de içerir. Şeffaflık, gizlilik ile ilgili ulusal kurallar hakkında da gereklidir. 

Toplulukta etkin bir piyasa gözetimi sağlamak için, ulusal gözetim yetkililerinin yardımlaşması önemlidir. Talep olması halinde, bir ulusal yetkili bilgi vermeli ve yardım etmelidir. Önceden bir talep olmaksızın, bir ulusal merci, Yeni Yaklaşım direktiflerini ihlal eden ya da etmesi muhtemel olan ve diğer üye ülkelerde de etkisi görülebilecek faaliyetler hakkında gerekli tüm bilgileri diğer ulusal yetkililere vermeyi değerlendirebilir. Ayrıca, ulusal yetkililer gerekli gördükleri her türlü bilgiyi Komisyona iletmek ve Komisyondan gerekçeli olarak gelen bilgi taleplerini karşılamak zorundadır. Komisyon, daha sonra, gerekli gördüğü takdirde bu bilgileri diğer ulusal yetkililere iletebilir. 

Bilgi değişimi konusu, Topluluk mevzuatında belirli bir düzeye kadar, esas itibariyle ciddi bir tehlike riskinin mevcut olduğu durumlar için düzenlenmiştir (175) . Örneğin, Yeni Yaklaşım direktiflerinin korunma önlemleri temel olarak sadece CE İşaretli ürünlere uygulanabilir ve genel ürün güvenliği direktifine göre, tüm tüketim ürünleri harici ürünler ile küçük uygunsuzluklar hızlı bilgi değişim sisteminin dışında tutulmuştur. Bazı durumlarda, mevcut bilgi değişim sistemleri, var olan veya potansiyel riskle kıyaslandığında yeterince hızlı değildir. Örneğin, korunma önlemi, diğer üye ülkelere yapılacak bildirimden önce tedbirin haklı görülmesi için fikir alış-verişini veya Komisyonun görüş sormasını gerektirir. Mevcut mekanizmaların yetersiz kaldığı durumlarda, gizliliğin sağlanması da gözönüne alınarak, bilgi değişim ihtiyacı dikkate alınmalıdır. Bilgi değişiminin işlemesi için, kayda değer olan uygunsuzluklar hakkındaki bulgularla veya farklı üye ülkelerdeki gözetim yetkililerinin bilgilendirilmesinin önemli olduğu durumlarla sınırlı olmalıdır. 

İşbirliği ve karşılıklı yardımlaşma, özellikle, uygun olmayan bir ürünü piyasaya arz eden kişilere karşı harekete geçilmesi için gereklidir. Bu tür durumlarda, üreticinin, yetkili temsilcisinin veya başka bir sorumlu kişinin bulunduğu üye ülkenin yetkili makamı ile temas kurmak gerekir. Bundan amaç sözkonusu ekonomik aktörlerden bilgi temini, örneğin EC uygunluk beyanı veya teknik dosyadaki özel detaylar veya dağıtım zinciri hakkında bilgi öğrenmektir (176) . Onaylanmış kuruluşun hukuki yetki sahası içinde faaliyet gösterdiği üye ülke ile de temasa geçilmelidir. Bir ulusal yetkili kurum, diğer bir ulusal yetkili kurumdan aldığı bilgiden dolayı bir işlem yaptığı takdirde, bu işlemin sonucunu diğerine bildirmek zorundadır.

Ulusal piyasa gözetim yetkilileri, her bir sektörde maksimum sayıda farklı ürün çeşidi olacak şekilde kaynakların dağılımını gerçekleştirilirse, Topluluk düzeyindeki piyasa gözetimi daha etkin olacaktır. Ürün testlerinin veya piyasa gözetimi amacıyla yapılan diğer araştırmaların duplikasyonunu önlemek için, ulusal yetkililer, bu testlerin özet sonuçlarının değiş-tokuşunu sağlayacak bir mekanizma oluşturmalıdır. Ulusal piyasa gözetimi yetkilileri, teknik analizler veya laboratuvar testlerinin başka bir piyasa gözetim kuruluşu tarafından yapılmış olması ve sonuçlarının kendisine iletilmiş olması veya talep ettiği takdirde iletilecek olması halinde, bu testlerin kendisi tarafından da yapılması gerekip gerekmediğini değerlendirmelidir (177) . Piyasaya arz edilen ürünlerin uygunluğu hakkında bilgi sağlaması sözkonusu olduğunda, kullanılan ekipmana ilişkin periyodik muayenelerin sonuçlarının da iletilmesi faydalı olabilir. 

Ulusal piyasa gözetim yetkilileri arasında iletilen bilgiler, sözkonusu yasal sistemin ilkelerine göre mesleki gizlilik prensibine tabidir ve ulusal hukuktaki benzer bilgilerin koruma derecesine sahiptir. Bir üye ülkenin kuralları, piyasa gözetim yetkililerinin sahip olduğu bilgilere kişilerin erişimini olanaklı kılıyorsa, bu durum, talep olması halinde başka bir yetkili kuruluşa veya böyle bir talebin olmaması halinde bilgi değişimi sırasında bildirilir. Bildirimi yapan yetkili kuruluşun, bu bilginin içinde mesleki veya ticari sırlar bulunduğunu belirtmesi halinde, bildirimi alan kuruluş sözkonusu gizliliğe riayet etme güvencesi verecektir. Aksi takdirde, bildirimi yapan kuruluş bilgiyi vermeme hakkına sahiptir. 

Yetkili kuruluşlar arasındaki işbirliği ve bilgi değişimi konusunda, ilgili sektörün ihtiyaçları çerçevesinde taraflar mutabakata varmış olmalıdır. Uygun olduğu taktirde, aşağıdaki kurallar gözönüne alınmalıdır: 

*     her sektör için, gerektiğinde iç koordinasyonu sağlayacak bir ulusal iletişim birimi kurulması,

*     hangi konularda gözetim ve denetim bilgilerinin değişiminin fayda sağlayacağı hakkında mutabakatın sağlanması,

*     risklerin ve tehlikelerin sınıflandırılması ve kodlanması gibi konularda ortak bir yaklaşımın geliştirilmesi,

*     daha sonra alınacak bilgilere ilişkin talebi de içermek üzere her durumda yapılacak bildirimlerin ayrıntılarının belirlenmesi,

*     belirlenen bir süre içinde bilgi taleplerine cevap verme yükümlülüğünün kabul edilmesi (178) ,

*     bilginin (talepler ve cevaplar), elektronik posta yahut Komisyon veya bir dış birim tarafından işletilen bir telematik sistem aracılığıyla ve standart çok lisanlı formlar kullanılarak olabildiğince basit iletilmesi,

*     bilgi taleplerinin kolaylıkla karşılanabilmesi için güncel veri kayıt tekniklerinden faydalanılması ve

*      alınan bilgilerin gizliliğine gerekli hassasiyetin gösterilmesi.  

8.6.2 İdari İşbirliğinin Altyapısı 

Komiteler ve çalışma grupları  

Ulusal idareler arasındaki işbirliği, Yeni Yaklaşım Direktifleri kapsamında oluşturulan çalışma grupları ile hayata geçirilir. Tartışmalar, temel olarak yorumlamalar üzerinde odaklanır. Ancak, piyasa gözetimi ve idari işbirliğine ilişkin hususlarla da ilgilenilir.  

Piyasa gözetimini gerçekleştiren yetkili ulusal kuruluşlar arasındaki idari işbirliği şu sektörlerde gerçekleştirilir: Alçak gerilim cihazları, elektromanyetik uyumluluk (EMC İdari İşbirliği), Makinalar (Machex) (179) , tıbbi cihazlar (özellikle uyarı sistemi hakkında), telekomünikasyon terminal ekipmanları, gezi amaçlı tekneler ve tüketim ürünleri (PROSAFE, Avrupa Ürün Güvenliği Forumu). 

Standardizasyon ve Uygunluk Değerlendirme Politikası Hakkındaki Üst düzey Yetkililer Grubu, piyasa gözetiminin yatay unsurları gibi Yeni Yaklaşım Direktiflerinin uygulanması ve yürütülmesine ilişkin genel soruların tartışıldığı yatay bir komitedir.

Genel Ürün Güvenliği Direktifi ile oluşturulan acil durumlar komiteleri, ortak ilgi alanına giren idari işbirliği konularını düzenli olarak tartışır.  

İç Pazar Tavsiye Komitesi (IMAC) (180) , tek pazarın işlemesiyle ilgili tüm konular hakkında Komisyona tavsiyede bulunur. Komite, Komisyon ve üye ülkeler arasındaki bilgi değişimini hızlandırır. Komite, başka uygun mekanizmaların olması halinde devreye girmez ancak mevcut mekanizmaların kapsamına girmeyen durumlarla ilgilenebilir.  

Ulusal icra yapıları hakkında veriler  

Üye ülkelerin tek Pazar mevzuatının belirli öncelik alanlarıyla ilgili sorumlu Bakanlıklarını Komisyona bildirmeleri istenmiştir (181) . Bu hükmün arkasındaki temel amaç, mevzuatın yürütülmesi için devletlerin özellikle tehlikeli ürünler, bir üye ülkede yapılan muayeneler ve testler, onaylar, lisanslar ve denetimlere ilişkin veriler gibi bilgilerin değişimi yoluyla birbiriyle işbirliği içinde olmalarını sağlamaktır. Sözkonusu karar, üye ülkelerin, işletmeler ve vatandaşlar için de iletişim birimi tayin etmelerini gerektirir. Bu birim, tek Pazar kuralları çerçevesinde işletmelere ve vatandaşlara tanınan hakların kullanımına yönelik sorunların çözümüne yardımcı olacaktır.  

Komisyon, diğer üye ülkelerin idareleriyle teması kolaylaştırmak amacıyla üye ülkelerdeki iletişim birimlerinin veri tabanını oluşturur. Bu veri tabanı, üye ülkelerde ve Komisyonda, Tek Pazarın farklı idari önlemleri ile ilgili sorumlu olarak çalışanların bir listesidir. Bu veri tabanının, yakında Avrupa Birliği web-sitesinde on-line olarak hizmete sunulması planlanmaktadır. Böylece, bu liste ilgili kişilerin doğrudan ulaşımına açık olacaktır. Ancak, bu, Yeni Yaklaşım direktifleri çerçevesinde piyasa gözetiminin yürütülmesi ile sorumlu yetkili kuruluşlar hakkında doğrudan bilgi vermez. 

Ulusal yürütme yapıları ve prosedürleri hakkında tamamlayıcı bir doküman da hazırlanmıştır. Bu dokümanın temel amacı, ulusal yürütme araçlarını anlama konusunda üye ülkelere ve Komisyona yardımcı olmaktır. 

Karolus Programı  

Karolus programı(182) Tek Pazarı gerçekleştirmeyi amaçlayan Topluluk mevzuatının uygulanmasına katılan üye devletlerin resmi görevlileri arasında değişimi sağlamaktadır. Bu program Merkezi ve Doğu Avrupa Ülkelerinin, AEA, EFTA ülkelerinin ve Kıbrıs’ın kullanımına açılmıştır. 

Bu programın amaçları şunlardır:Tek Pazarla ilgili Topluluk mevzuatının uygulanmasında ortak bir yaklaşım geliştirmek, bir Avrupa boyutu bilinci oluşturmak ve fikirlerin birbirinden beslenerek tekamülünü sağlamak. .

Komisyon, yıllık olarak, Karolus Programının öncelikli alanlarını kararlaştırır. Bunlar uygunluk testleri ve piyasa gözetimi ve özellikle şu sektörleri kapsar: oyuncaklar; kişisel koruyucu ekipmanlar; düşük gerilimde çalışan elektrikli ekipmanlar; elektromanyetik uygunluk; potansiyel olarak patlayıcı ortamlarda kullanılan ekipmanlar ve koruyucu sistemler; tıbbi cihazlar; gaz yakan aletler; basınçlı kaplar; kimyasallar; sivil kullanım amaçlı patlayıcılar; makinalar; motorlu araçlar; gezi amaçlı tekneler; ve farklı kalite kontrol araçları.   

8.7 Üçüncü Ülkelerden İthal Edilen Ürünler 

* Üçüncü ülkede yerleşik bir üretici, aynen üye ülkede yerleşik bir üretici gibi, bir ürünün tasarımını ve üretimini yürürlükteki Yeni Yaklaşım direktiflerine uygun olarak yapmakla ve ürünün Topluluk pazarında piyasaya arz edilecek veya hizmete sunulacak olması hedeflendiğinde gerekli uygunluk değerlendirmesi işlemlerini yürütmekle yükümlüdür(183).

* Üretici, kendi adına hareket etmek üzere Toplulukta yerleşik bir yetkili temsilci atayabilir(184).

* Üreticinin Toplulukta yerleşik olmaması ve Toplulukta yerleşik bir yetkili temsilcisinin bulunmaması halinde, ithalatçı veya ürünü Topluluk pazarında piyasaya arz etmekle yükümlü kişi bir dereceye kadar sorumlu olabilir(185).

* Gümrük yetkilileri, üçüncü ülkelerden yapılan ithalatta, aşağıda belirtilen durumlarda ürünlerin serbest bırakılmasını askıya alacaklardır:

- sağlık ve güvenliği ciddi ve acil bir şekilde tehdit eden unsurların varlığına dair şüphe uyandıracak özellikleri taşıyan ürünler bulmaları halinde

- ürünlerin, beraberinde bulunması gereken bir belgenin mevcut olmaması veya ürün güvenliği hakkında yürürlükte bulunan kurallara uygun olarak işaretlenmemiş olması hallerinde.

* Yeni Yaklaşım direktiflerinin kapsamında yer alan ürünlere ilişkin olarak, gümrük yetkililerinin dikkatleri özellikle oyuncakların CE İşaretlenmesine çekilmelidir.

* Gümrük yetkilileri ve piyasa gözetimi konusundaki yetkililer birbirlerini bilgilendirmeli ve alınan bu bilgiler çerçevesinde gerekli işlemleri yapmalıdırlar. 

Üçüncü ülkelerden yapılan ithalatta ürün güvenliği konusundaki kurallara uygunluğun kontrolü hakkındaki 339/93/EEC sayılı Regülasyon, üçüncü ülkelerden ithal edilen ürünler sözkonusu olduğunda, gümrük yetkililerinin, piyasa gözetimi faaliyetleri ile Topluluk kuralları ve ulusal kurallar çerçevesinde oluşturulan bilgi sistemleri ile yakından ilgili olmasını gerektirir. 

Gümrük yetkililerinden, özellikle, ürünlerin normal kullanımları sırasında sağlık ve güvenliği ciddi ve acil bir şekilde tehdit eden unsurların varlığına dair şüphe uyandıracak özelliklerinin olması halinde, bu ürünlerin yurda girişini askıya almaları talep edilmektedir. Aynı uygulama, ürünlerin, beraberinde bulunması gereken bir belgenin mevcut olmadığının veya ürün güvenliği hakkındaki Topluluk kuralları veya ulusal kurallara uygun olarak etiketlenmediği veya işaretlenmediğinin gümrük yetkilileri tarafından tespit edilmesi halinde de geçerlidir. 

339/93/EEC sayılı Regülasyon, Yeni Yaklaşım direktifleri kapsamına girsin girmesin, üçüncü ülkelerden ithal edilen tüm ürünlere uygulanır. Yeni Yaklaşım direktifleriyle ilgili olarak, oyuncakların daha fazla işleme tabi tutulmadan piyasaya arz edilecek şekilde sunulan (ambalajlama, işaretleme, etiketleme) nihai ürünler olabileceği dikkate alındığında, gümrük yetkilileri, özellikle oyuncakların CE İşareti taşıyıp taşımadığının kontrolünde ihtiyatlı olmalıdır(186).  

Gümrük yetkilileri, ürünlerin yurda girişinin durdurulması hakkındaki kararlarını, bilâhare gerekli işlemi gerçekleştirecek olan piyasa gözetimi konusundaki yetkililere bildirmelidir. Bildirimin yapılmasını müteakip, dört farklı varsayımı birbirinden ayırmak gerekir: 

(a)  Sözkonusu ürünler, sağlık ve güvenliği ciddi ve acil bir şekilde tehdit etmektedir. 

- Bu durumda, piyasa gözetimi konusundaki yetkililer, ürünün piyasaya arzının yasaklanması için, yürürlükteki Topluluk kuralları veya ulusal kurallara uygun bir şekilde önlem almalı ve gümrük yetkililerinden, ürünün ticari faturasının veya beraberinde bulunan başka uygun bir belgenin üstüne “Tehlikeli ürün – serbest dolaşıma girmesine izin verilmemiştir - 339/93/EEC sayılı Regülasyon” ifadesinin, 11 resmi Topluluk dilinden biriyle yazılmasını istemelidir(187).  

(b) Sözkonusu ürünler, ürün güvenliği hakkındaki Topluluk kuralları veya ulusal kurallara uygun değildir. 

- Bu durumda, piyasa gözetimi konusundaki yetkililer, gerektiğinde sözkonusu kurallar çerçevesinde ürünün piyasaya arzının yasaklanması da dahil olmak üzere gerekli önlemleri almalıdır. Ürünün piyasaya arzının yasaklanması halinde, gümrük yetkililerinden, ürünün ticari faturasının veya beraberinde bulunan başka uygun bir belgenin üstüne “Uygun olmayan ürün – serbest dolaşıma girmesine izin verilmemiştir - 339/93/EEC sayılı Regülasyon” ifadesinin, 11 resmi Topluluk dilinden biriyle yazılmasını istemelidir(187). 

(c)  Sözkonusu ürünler, ciddi ve acil bir risk oluşturmamakta ve ürün güvenliği konusunda yürürlükte bulunan kurallara uygun olmadıkları söylenememektedir. 

- Bu durumda, serbest dolaşıma giriş hakkındaki diğer tüm şartların ve formalitelerin yerine getirilmesi koşuluyla ürünlerin serbest dolaşıma girmesine izin verilmelidir. 

(d)  Gümrük yetkilileri, piyasa gözetimi konusundaki yetkililer tarafından yapılan herhangi bir işlem hakkında bilgilendirilmemiştir. 

- Bu durumda, serbest dolaşıma giriş hakkındaki diğer tüm şartların ve formalitelerin yerine getirilmesi koşuluyla, en geç ürünlerin yurda girişinin askıya alınmasını takip eden üç iş günü içinde ürünlerin serbest dolaşıma girmesine izin verilmelidir. 

339/93/EEC sayılı Regülasyon ve genel ürün güvenliği direktifi de dahil olmak üzere, birçok Topluluk düzenlemesi gereğince, piyasa gözetimi konusundaki yetkililerin, üçüncü ülkelerden ithal edilen ürünlere ilişkin bulgularını gümrük yetkililerine bildirme zorunluluğu vardır. Aşağıda belirtilen üç durum sözkonusu olabilir: 

(a) Tüketiciler için üretilmiş veya tüketicilerin kullanması muhtemel olan, üçüncü ülkelerden ithal edilen ürünler, genel ürün güvenliği direktifi çerçevesinde sağlık ve güvenlik için ciddi ve acil bir tehdit oluşturmaktadır. 

- Bu durumda, tüketim ürünlerinin genel ürün güvenliği direktifine uygun olarak kullanımından kaynaklanan tehlikelere ilişkin hızlı bilgi değişim sistemi, Yeni Yaklaşım direktifleri veya diğer Topluluk mevzuatı kapsamındaki tüketim ürünlerine uygulanır. Sonuç olarak, tüm üye ülkelerdeki piyasa gözetimi konusundaki yetkililer bilgilendirilir ve onlar da bilâhare, üçüncü ülkelerden ithal edilen, sağlık ve güvenliği ciddi ve acil bir şekilde tehdit eden unsurların varlığına dair ciddi bir şüphe uyandıracak özellikleri olan ürünlere ilişkin olarak ulusal gümrük yetkililerine bilgi verirler. Bu bilgi, üçüncü ülkelerden ithal edilen ürünlerin, genel ürün güvenliği direktifinin 9 uncu maddesine göre çıkarılan Komisyon kararına istinaden yasaklanması veya piyasadan toplatılması önlemlerini içerdiği zaman gümrük yetkilileri için özel bir önem taşır(188).  

(b)   Üçüncü ülkelerden ithal edilen ürünlerin beraberinde bulunması gereken belgeler mevcut değildir veya üzerilerinde, ürün güvenliği ile ilgili Topluluk kuralları ya da ulusal kurallar ile getirilen uygunluk işareti veya etiket bulunmamaktadır. 

- Bu durumda, piyasa gözetimi konusundaki yetkililer, gümrük yetkililerini, 339/93/EEC sayılı Regülasyon kapsamına giren bu tür ürünlerin varlığına dikkat çekmek üzere haberdar etmelidir. 

(c)  Üçüncü ülkelerden ithal edilen, sağlık ve güvenlik için ciddi ve acil olmayan bir risk oluşturan ürünler, piyasaya arzın yasaklanması veya kısıtlanması veya piyasadan toplatılma önlemlerine tabidir. 

- Bu durumda, bu önlemleri alan üye ülke, Yeni Yaklaşım direktiflerinde yer alan korunma önlemleri çerçevesinde, bu önlemin başlatılması için koşulların yerine getirilmiş olması şartıyla Komisyona bildirimde bulunmalıdır. Ürünün tüketiciler için üretilmiş olması ya da tüketiciler tarafından kullanılmasının muhtemel olması durumunda; ürünün bir korunma önlemini öngören bir Topluluk düzenlemesi (örneğin Yeni Yaklaşım direktifleri) kapsamında yer almaması halinde, genel ürün güvenliği direktifinde yer alan korunma önlemleri uygulanır. Bu tür durumlarda, gümrük yetkililerini uyarmak gerekir. 

339/93/EEC sayılı Regülasyonun amaçları çerçevesinde, gümrükler ve tarımsal konular hakkındaki yasanın doğru uygulanması için üye ülke idari birimlerinin karşılıklı yardımlaşması ve üye ülke idari birimleri ile Komisyon arasındaki işbirliği hakkındaki 515/97/EC sayılı Konsey Regülasyonu hükümleri uygulanır. “Tehlikeli ürün – serbest dolaşıma girişine izin verilmemiştir – 339/93/EEC sayılı Regülasyon” veya “Uygun olmayan ürün – serbest dolaşıma girişine izin verilmemiştir – 339/93/EEC sayılı Regülasyon” ifadelerinin, ticari faturaya veya üçüncü ülkelerden ithal edilen ürünlerin beraberinde bulunan başka uygun bir belgeye yazılması durumları özellikle bunlara örnektir.

 

<<CE anasayfa