1. GİRİŞ1.1 Yeni Yaklaşım ve Global Yaklaşım KavramlarıMalların serbest dolaşımı Tek Pazar için bir dönüm noktasıdır. Bu amacı gerçekleştirmek için varolan mekanizmalar Ticarete Yeni Engeller’in çıkmasını önlemeye, karşılıklı tanımaya ve teknik mevzuat uyumuna dayanmaktadır. Ülkeler arasındaki ulusal teknik düzenleme ve standartların farklı olmasından kaynaklanan Ticarette Yeni Engeller, 98/34/EC sayılı AB Direktifinde düzenlenmiş olan prosedür aracılığıyla önlenebilir (1) . Üye devletler teknik düzenleme ve standart taslaklarını Komisyona ve öteki üye devletlere bildirmekle yükümlüdür (2) . Komisyonun ve öteki üye devletlerin tepkisini almak için bir bekleme süresi boyunca bunlar uygulamaya konulamayacaktır. İlk üç aylık bir bekleme süresi boyunca bir tepkinin gelmemesi durumunda, bundan sonra taslak halindeki teknik düzenlemeler kabul edilebilir. Aksi durumda, itirazlar söz konusu ise, bir üç aylık bekleme süresi daha uygulanır. Bir yönetmelik tasarısının söz konusu olduğu durumlarda bekleme süresi 12 aydır. Ancak, kamu sağlığı ve güvenliğinin, hayvanların ve bitkilerin korunması gibi üye devletleri kısa bir zamanda bir teknik düzenlemeyi yürürlüğe koymak zorunda bırakan ivedi sorunların var olduğu durumlarda bekleme süresi uygulanmaz. 98/34/EC Direktifi Komisyona, üyelerle danıştıktan sonra, Avrupa Standardizasyon Kuruluşlarından “Avrupa Standartları” hazırlamalarını isteme imkanı da tanımaktadır. Ulusal teknik düzenlemeler, Avrupa Topluluğunu kuran anlaşmanın (AT Anlaşması), miktar kısıtlamalarını veya eş etkili önlemleri yasaklayan 28 ve 30 uncu maddesinin hükümlerine tabidir. Avrupa Toplulukları Adalet Divanının içtihatları, özellikle 120/78 sayılı “Cassis de Dijon” davası, karşılıklı tanıma konusunda anahtar unsurları sağlamaktadır. Bu içtihat hukukunun etkileri şunlardır: * Bir ülkede yasal olarak üretilen veya piyasaya sürülen ürünler ilke olarak, bu tür ürünlerin ihracatçı üye ülkede uygulanan eşdeğer koruma oranlarına uyması ve ihracatçı ülkenin sınırları dahilinde piyasaya sürülmesi durumunda, Topluluk içerisinde serbest dolaşıma sahiptirler. * Topluluk önlemlerinin bulunmadığı durumlarda Üye Devletler kendi sınırları dahilinde düzenlemeler yapmakta serbesttirler. * Milli mevzuatların farklılıklarının bir sonucu olan ticaret engellerine ancak ; ● ulusal önlemler sağlık, güvenlik, tüketicinin korunması, çevrenin korunması gibi temel gereklerin karşılanması için gerekli ise, ● önlemler malların serbest dolaşımı ilkesinden sapmayı haklı kılacak meşru bir amaca hizmet ediyorsa ● önlemler meşru amaca yönelik ve amaçla orantılı bulunuyorsa izin verilebilir. AT Anlaşmasının 28 ve 30 uncu maddeleri kapsamında, serbest dolaşımda bulunan mallara getirilen sınırlamalardan sadece Topluluk düzeyindeki bir teknik uyumla kaçınılabilir veya bu sınırlamalar ortadan kaldırılabilir. Bu harmonizasyon süreci ilk başta iki sebepten dolayı oldukça yavaş ilerlemiştir. ilki, her ürün kategorisi için ayrı ayrı gereklerin karşılanması amacının varlığından dolayı yasama sürecinin hayli teknik hale gelmesiydi. İkincisi, Konsey’de teknik uyum direktiflerinin kabulünün oybirliğine dayanmasıydı. 31 Aralık 1992 tarihine kadar Tek Pazar’ın tesisi, yalnızca genel gerekleri belirleyen, malın piyasaya sürülmesinden önce devlet kuruluşlarının kontrolünü azaltan, kalite güvence ve diğer modern uygunluk değerlendirme tekniklerini entegre eden yeni bir düzenleyici teknik bulunamasaydı gerçekleştirilemezdi. Bundan da öte, Konsey’de teknik uyum direktiflerinin nitelikli çoğunlukla kabulünü sağlamak için karar alma prosedürlerinin adaptasyonuna ihtiyaç duyulmaktaydı. 1985 tarihli Konsey Kararında, teknik mevzuat uyumu ve standardizasyon konularında Yeni Yaklaşım ile ilgili olarak aşağıdaki ilkeleri getiren yeni bir düzenleme tekniği ve startejisi kabul edildi: ª Mevzuat uyumu, Topluluk pazarına sürülmüş ürünlerin, şayet Topluluk içerisinde serbest dolaşımdan yararlanacaklarsa, karşılamak zorunda oldukları temel gereklerle sınırlıdır. ª Direktiflerle belirlenmiş olan temel gerekleri karşılayan ürünlerin teknik özellikleri harmonize standartlarda belirlenir. ª Uyumlaştırılmış veya öteki standartların uygulanması isteğe bağlıdır ve üretici teknik gerekleri karşılamak için öteki teknik spesifikasyonlara başvurabilir. ª Harmonize standartlara uygun olarak üretilmiş olan ürünlerin bunlara eşdeğer olarak kabul edilen temel gereklere uygun oldukları kabul edilir(3). Yeni yaklaşımın işlemesi, standartların bu direktifler tarafından belirlenen temel gereklerin zorunlu kıldığı asgari bir koruma düzeyini sağlamasını ve güvenliğin veya direktif kapsamına giren öteki çıkarların korunması için ulusal yetkili kuruluşların sorumluluklarını yerine getirmelerini gerektirmektedir. Bundan da öte, bir ürünün uygunluğuna veya uyumlaştırılmış standartların yetersizliklerine yahut hatalarına itiraz etmeye imkan tanıyan, koruyucu bir hükmün konulması gereklidir. Yeni Yaklaşım, temel gereklerin uyumlaştırılmasını ve bunların direktifler aracılığıyla zorunlu kılınmasını gerektirdiğinden, bu yaklaşım sadece temel gerekleri ve teknik spesifikasyonları hakikaten ayırt etmenin mümkün olduğu yerlerde uygun bir araçtır. Ayrıca, temel gereklere başvurulabilmesi için geniş bir ürün grubunun yeterince homojen olması veya tespit edilebilir yatay bir tehlike durumuna sahip olması gerekmektedir. Ürün sahası veya ilgili tehlike de standardizasyon için uygun olmak zorundadır(4). Yeni Yaklaşım ilkelerine ek olarak, güvenilir bir uygunluk değerlendirmesi için gerekli olan koşulların bulunması zorunludur. Bu bağlamdaki anahtar faktörler, yeterlilik ve şeffaflık yoluyla bir güven inşa edilmesi ve uygunluk değerlendirmesi için ayrıntılı bir politika ve çerçeve belirlenmesidir. Konseyin, belgelendirme ve test konularındaki, 1989 tarihli Global Yaklaşım Kararı uygunluk değerlendirmesi konusundaki Topluluk politikaları için aşağıdaki rehber ilkeleri belirlemiştir: * Uygunluk değerlendirme prosedürlerinin çeşitli safhaları için modüller geliştirme ve bu prosedürlerin kullanımı, bu prosedürleri gerçekleştirecek kuruluşların belirlenmesi ve CE işaretinin kullanımında uyulacak kriterleri belirleme yoluyla Topluluğun yasama sürecinde istikrarlı bir yaklaşım geliştirilmiştir. * Kalite güvencesi ile ilgili Avrupa standartları (EN ISO 9000 serisi standartlar)nın kullanılması ve kalite güvencesini yürütecek uygunluk değerlendirme kuruluşlarının uyması zorunlu olan gerekler (EN 45000 serisi standartlar) genelleştirilmiştir. * Akreditasyon sistemlerinin kurulması ve karşılıklı mukayese tekniklerinin kullanılması üye devletler ve Topluluk düzeyinde geliştirilmiştir. * Düzenlenmemiş alanlardaki test ve belgelendirme ile ilgili olarak karşılıklı tanıma anlaşmaları teşvik edilmektedir. *Üye devletler ve endüstri sektörleri arasında kalite alt-yapıları bakımından ( kalibrasyon ve metroloji, test laboratuvarları, belgelendirme ve muayene kuruluşları ve akreditasyon kuruluşları gibi) var olan farklılıklar programlar aracılığı ile en aza indirilmiştir. * Topluluk ve üçüncü ülkeler arasındaki ticaret karşılıklı tanıma anlaşmaları, işbirliği ve teknik yardım programları aracılığıyla geliştirilmektedir. Yeni Yaklaşım, uygunluk değerlendirmesinin, Topluluk yasa koyucularına farklı uygunluk değerlendirme mekanizmalarının kullanılmasının sonuçlarını değerlendirme imkanı tanıyacak şekilde geliştirilmesini gerektirdi. Amaç, her bir işlem için gerekli ihtiyaçlara uyum sağlanması bakımından üretim süreci boyunca, uygunluk değerlendirmesinde esneklik sağlamaktı. Global Yaklaşım, uygunluk değerlendirmesini bir dizi işlemlere (modüllere) ayıran Modüler bir Yaklaşım getirdi. Bu modüller, ürünün gelişim aşamasına (örneğin; tasarım, prototip, tam üretim), ilgili değerlendirme türüne (örneğin; belge kontrolleri, tip onayı, kalite güvencesi) ve uygunluk değerlendirmesini gerçekleştiren kişiye ( imalatçı veya bir üçüncü taraf) göre değişmektedir. Global Yaklaşım, daha sonra 93/465/EEC sayılı Kararın güncelleştirdiği ve ikame ettiği 90/683/EEC sayılı Konsey Kararı ile tamamlanmıştır. Söz konusu Kararlar Yeni Yaklaşım direktifleri çerçevesinde kullanılmak zorunda olan uygunluk değerlendirmesi ile ilgili olarak genel rehber kurallar ve ayrıntılı prosedürler belirlemektedir. Bu durumda, uygunluk değerlendirmesi şunlara dayanmaktadır: ● imalatçının iç tasarım ve üretim kontrolü faaliyetleri; ● imalatçının iç üretim kontrolü faaliyetleri ile birlikte üçüncü bir tarafın yapacağı tip incelemesi; ● üçüncü bir tarafın ürün onayı veya üretim kalite güvencesi sistemleri ile birlikte üçüncü tarafın yapacağı tip veya tasarım incelemesi veya üçüncü tarafın ürün doğrulaması(5); ● üçüncü bir tarafın yapacağı tasarım ve üretimin birim doğrulaması veya, ● üçüncü tarafın tam kalite güvencesi sistemleri onayı Uygunluk değerlendirme prosedürlerinin kullanımına dair rehber ilkelerin teknik uyum direktiflerinde belirlenmesinin yanısıra, 93/465/EEC sayılı Karar CE işaretinin iliştirilmesi ve kullanımına dair kuralları uyumlaştırmaktadır. 1.2 Yeni Yaklaşım Direktiflerinin Standart Öğeleri (6)● Yeni Yaklaşım Direktifleri şu ilkeler temeline dayanmaktadır: * Uyumlaştırma temel gereklerle sınırlıdır. * Yalnızca temel gerekleri taşıyan ürünler piyasaya sürülebilir ve hizmete sokulabilir. * Referans numaraları Resmi Gazetede yayımlanan ve milli mevzuata aktarılan uyumlaştırılmış standartların eşdeğer düzeydeki temel gereklerle uyumlu olduğu kabul edilir. * Uyumlaştırılmış standartların ve öteki teknik spesifikasyonların uygulanması isteğe bağlıdır ve üreticiler temel gereklerle uyumluluğu sağlayacak herhangi bir teknik çözümü seçmekte serbesttir. * Üreticiler, uygulanan direktifte belirtilen farklı uygunluk değerlendirme prosedürleri arasında seçim yapma imkanına sahiptir. Kapsam Kapsam, söz konusu direktifin kapsamına giren ürün gruplarını veya direktifle önüne geçilmek istenen tehlikelerin kapsamını tanımlar. Genel olarak ürün veya bir fenomenle ilgili olan tehlikeleri içerir. Bu nedenle bir ürün birden fazla direktifin kapsamına girebilir. Yeni Yaklaşım Direktiflerinin Kapsamı: Bölüm 2 Ürünlerin piyasaya arzı ve hizmete sokulması Üye devletler, yalnızca doğru şekilde kurulup, bakımı yapılıp ve tasarlanan amaca uygun olarak kullanıldığında kişilerin emniyet ve sağlığı ile direktifin kapsamına giren kamu yararını ilgilendiren öteki konularda tehlike yaratmayan ürünlerin piyasaya arzı ve hizmete sokulmasını temin için gerekli her türlü tedbiri almakla yükümlüdür. Bu üye devletlerde bir pazar gözetimi yükümlülüğünü gerekli kılmaktadır. AT Anlaşmasına göre ( özellikle de 28 ve 30 uncu maddelere uyarınca), özellikle işçilerin, tüketicilerin ve çevrenin korunması amacıyla Üye Devletlere ek hükümler getirme izni verilmektedir. Ancak, bu hükümler ne ürünün yapısında değişiklikler gerektirebilir ne de piyasaya sunulma koşullarını etkileyebilir. Piyasaya Arz ve Hizmete Sokma: Bölüm 2.3 Temel GereklerTemel gerekler direktifin eklerinde belirtilir ve direktifin amacına ulaşabilmesi için gerekli olan her şeyi kapsar. Sadece bu temel gereklerle uyumlu olan ürünler piyasaya sürülebilir ve hizmete sokulabilir. Yeni Yaklaşım Direktifleri genellikle, direktif tarafından korunması amaçlanan kamu yararı ile ilgili bütün tehlikeleri kapsayacak biçimde tasarlanmıştır. Bu yüzden, Topluluk mevzuatı ile uyum çoğu zaman birden fazla Yeni Yaklaşım Direktifinin ve belki de öteki Topluluk mevzuatının eş zamanlı olarak uygulanmasını gerektirir. Dahası bazı unsurlar uygulanabilir Topluluk mevzuatının kapsamı dışında kalabilir. Bu, Üye Devletlere AT Anlaşmasının 28 ve 30 uncu maddelerine göre ulusal düzenlemeler yapma imkanı tanımaktadır. Direktiflere Uygunluk: Bölüm 4 Serbest dolaşım Üye Devletler, CE işareti taşıyan ürünlerin uygulanan CE direktiflerinin bütün hükümleri ile uyumlu olduklarını kabul etmek zorundadırlar. Bu nedenle, Üye Devletler, CE işareti ile ilgili hükümler yanlış uygulanmadıkça, kendi sınırları içinde CE işareti taşıyan ürünlerin piyasaya sürülmesini veya hizmete sokulmasını yasaklayamaz, kısıtlayamaz veya engelleyemezler. İstisnai bir durum olarak, Üye Devletler, AT Anlaşmasının 28 ve 30 uncu maddelerine göre, uygulanan direktiflerin kapsamında bulunmayan tehlikelerin varlığı yüzünden CE işareti taşıyan ürünlerin serbest dolaşımına yasaklamalar, sınırlamalar ve engellemeler getirebilir. Ürünlerin Piyasaya Arzı ve Hizmete Sokulması: Bölüm 2.3 Uygunluk varsayımıReferans numaraları AT Resmi Gazetesinde yayımlanan harmonize standartları uyumlaştıran ulusal standartlarla uyumlu olan ürünlerin bu standartlara eşdeğer temel gereklerle uyumlu oldukları kabul edilir. Bu tür bir standardı üreticinin uygulamadığı veya kısmen uygulamayı seçtiği durumlarda temel gerekleri sağlamak için alınan önlemler ve bunların yeterlilikleri belgelendirilmelidir. Direktiflere uygunluk: Bölüm 4 Korunma önlemleriÜye Devletler, amaca uygun olarak kullanıldıklarında, kişilerin sağlık ve güvenliğini veya direktifin kapsamına giren öteki kamu yararına ilişkin hususları tehlikeye atma ihtimali ortaya çıktığında, CE işareti taşıyan ürünlerin piyasaya arzının yasaklanması veya kısıtlanması veya piyasadan toplatılması ile ilgili bütün önlemleri almakla yükümlüdürler. Ayrıca, Üye Devletler, böyle bir önlem aldıklarında durumu Komisyona bildirmelidirler. Komisyon, bu ulusal önlemleri uygun bulduğu durumlarda buna uygun davranmakla yükümlü olan üye devletleri bu durumdan haberdar eder. Korunma Önlemleri Prosedürü: Bölüm 8.3 Uygunluk DeğerlendirmesiBir ürünün Topluluk piyasasına sürülmesinden önce, üretici CE işareti iliştirmek maksadıyla, ürününü ilgili direktifte belirtilen uygunluk değerlendirme prosedürlerine tabi tutmak zorundadır. Uygunluk değerlendirme Prosedürü: Bölüm 5 Onaylanmış kuruluşlarÜçüncü taraf uygunluk değerlendirmesi, Üye devletlerin ilgili direktifte belirtilen gerekleri karşılayan ve kendi sınırları içinde yerleşik bulunan kuruluşlar arasından atadığı onaylanmış kuruluşlar tarafından gerçekleştirilir. Onaylanmış Kuruluşlar: Bölüm 6 CE işaretiİlgili CE direktifinin bütün hükümleri ile uyumlu olan ürünler CE işareti taşımak zorundadırlar. Bu yüzden, CE işareti özellikle, ürünün ilgili direktifin gereklerine uygun olduğunu ve ilgili direktifte öngörülen uygunluk değerlendirme prosedürlerinden geçtiğini gösterir. Ayrıca, Üye Devletler CE işaretini korumak için gerekli bütün önlemleri almak zorundadır. CE İşaretinin Korunması: Bölüm 8.4 Uygulamada koordinasyonun sağlanmasıÜye Devletlerden birisi veya Komisyon, bir uyumlaştırılmış standardın direktifin temel gereklerini karşılamadığını düşündüklerinde, konu 98/34/EC sayılı direktif tarafından oluşturulmuş olan Teknik Standartlar ve Düzenlemeler Komitesinin gündemine getirilir. Komisyon Komitenin görüşünü de göz önünde bulundurarak üye devletleri, standardın AT Resmi Gazetesinde yayımlanan listeden çıkartılıp çıkartılmayacağı konusunda bilgilendirir. Yeni Yaklaşım Direktiflerinin çoğu, ilgili direktif hükümlerinin uygulanabilmesi için tasarlanan önlemlerle ilgili görüşler vererek ve direktiflerle ilgili olarak uygulamada karşılaşılacak sorunları inceleyerek Komisyona yardımcı olan birer “daimi komite” tesis etmektedirler. Ayrıca, teknik nitelikli uygulama sorunlarını tartışmak üzere üye devletlerin ve ilgili grupların (örneğin; onaylanmış kuruluşlar, standart kuruluşları, üreticiler, dağıtıcılar, tüketici kuruluşları ve işçi sendikaları gibi.) görevlendirdiği temsilcilerden oluşan ve Komisyonun mahiyetinde çalışan çalışma grupları çerçevesinde düzenli toplantılar yapılır(7). Uygunluk Varsayımının Geri Çekilmesi: Bölüm 4.4 Uyum ve geçiş dönemi ile ilgili hükümlerÜye devletlerin direktif hükümlerini ulusal mevzuatlarına mal etmeleri gerekmektedir. Alınan önlemleri de Komisyona bildirmekle yükümlüdürler. Üye Devletler, söz konusu direktifin uygulandığı tarihte kendi ülkesinde yürürlükte olan mevzuatla uyumlu olan ürünlerin piyasaya sürülmesine söz konusu direktifin belirleyeceği bir tarihe kadar izin vermekle yükümlüdür. Belli bazı sınırlamaların varlığı durumunda bu tür ürünlerin o tarihten daha ileri bir tarihte hizmete sokulmasına izin verilmelidir. Yeni Yaklaşım Direktiflerinin Uyumlaştırılması: Bölüm 1.4 1.3 Yeni Yaklaşım Direktiflerinin Kabulü● Yeni Yaklaşım Direktifleri AT Anlaşmasının 95 inci maddesine dayanmaktadır ve yine AT Anlaşmasının 251 inci maddesinde düzenlenen ortak karar prosedürüne göre kabul edilir. ● Kabul edilen Yeni Yaklaşım Direktifleri AT Resmi Gazetesinin L serisinde yayımlanır. Yeni Yaklaşım Direktifleri ile ilgili olan Komisyon tasarıları Resmi Gazetenin C serisinde yayımlanır. Yeni Yaklaşım Direktiflerini kabul veya tadil etmenin yasal temeli AT Anlaşmasının 95 inci maddesidir. AT Anlaşmasının 251 inci maddesine göre Komisyon, Konseye veya Avrupa Parlamentosuna bir teklifte bulunarak yasama prosedürünü başlatır. Bu tür sağlık, güvenlik, çevre ve tüketicinin korunması ile ilgili Komisyon teklifleri AT Anlaşmasının 95 inci maddesine göre yüksek düzeyde bir koruma temelli olmalıdır. Ayrıca, 95 inci madde uygun durumlarda bir korunma önleminin getirilmesini gerektirmektedir. Komisyon teklifinin alınmasından sonra, Konsey, teklif üzerindeki kendi ortak görüşünü belirlemeden önce Parlamento ile Ekonomik ve Sosyal Komiteden bir görüş ister. Ortak görüş oluşturulduktan sonra bu görüş, onu kabul edebilecek, reddedebilecek veya değişikliğe uğratabilecek olan Parlamentoya gönderilir. Komisyon, teklifi Parlamentonun görüşleri doğrultusunda tekrar inceler ve üç ay içerisinde nihai kararı verecek olan Konseye yollar. Gerektiğinde, sorunlar Komisyonun başkan olarak katıldığı Konsey ve Parlamento uzlaştırma komitesine gönderilir. Akım şeması AT Anlaşmasının 251 inci maddesine göre olan kabul prosedürünü ve farklı aşamalardaki alternatifleri göstermektedir. Tablo 1/1: AT Anlaşmasının 251 inci Maddesine Göre Direktiflerin Kabulü Ortak görüş oluşturuluncaya kadar tartışmalar Komisyonun teklifi üzerinde yapılacaktır.Komisyon teklifini herhangi bir zamanda değiştirebilirken, örneğin Parlamentonun görüşü ışığında, Konsey ancak oybirliği ile Komisyonun teklifinden farklı bir görüş ortaya koyabilir. 1.4 Yeni Yaklaşım Direktiflerinin Uyumlaştırılması● Yeni Yaklaşım Direktifleri tam uyum direktifleridir: Bu direktiflerin hükümleri bu konudaki bütün ulusal hükümlerin yerini alırlar. ● Yeni Yaklaşım Direktifleri, bu direktifleri ulusal mevzuatları ile uygun biçimde uyumlaştırmakla yükümlü olan Üye Devletlere yöneliktir. ● Direktifi uyumlaştıran ulusal yasalar, düzenlemeler ve idari hükümler söz konusu direktife bir atıf içermelidirler veya resmi yayınlarında bir atfa yer verilmelidir. ● Bir direktifi uyumlaştırmak amacıyla kabul edilen ve yayımlanan ulusal yasalar,düzenlemeler veya idari hükümler Komisyona bildirilmelidir. Yeni Yaklaşım Direktifleri ticarette engelleri kaldırmak amacıyla Üye Devletlerin hukuklarını yakınlaştırırlar. Yeni Yaklaşım Direktiflerinin toptan uyumlaştırma direktifi olmalarından dolayı Üye Devletler bununla çatışan bütün ulusal mevzuatlarını yürürlükten kaldırmalıdırlar. Ayrıca, genel bir kural olarak, Üye Devletlerin ilgili direktifte öngörülenlerden daha sıkı önlemleri uygulanmaya devam etmesine veya yenilerini yürürlüğe koymasına, AT Anlaşmasının 138 inci maddesine göre kabul edilen direktiflerde olduğu üzere ( özellikle çalışma ortamında işçilerin sağlık ve emniyetini sağlamayı amaçlayan direktifler) izin verilmeyecektir(8). AT Anlaşmasının 249 uncu maddesine göre, kendi seçecekleri yöntemde serbest olmak şartıyla Direktifler amaçlanan sonuca varacak şekilde Üye Devletleri bağlayıcıdır. Avrupa Birliği Adalet Divanının içtihat hukuku bu yükümlülüğün içeriğini ve uygunsuzluğun bulunduğu hallerde alınması mümkün olan önlemleri açıklamaktadır(9). Direktifle uyumu sağlamak için hangi düzenlemelerin kabul edileceği ve yayımlanacağına karar vermek Üye Devletlere bırakılmaktadır. Ancak, Üye Devletler meşru durumlarda anlaşılırlık ve kesinlik gereklerini tam olarak sağlayacak bir şekilde direktifi uyumlaştırmak için münasip olan uygulamaya ait düzenlemeleri yapmak zorundadır. Bu muhakkak surette direktifin bütün hükümleri için bir yasama faaliyetinin yapılmasını gerektirmez. Bir direktifi, bu amaçla belirlenen süre zarfında, amaçladığı sonuçlara erişecek şekilde uyumlaştırmak için gerekli tedbirleri almama yahut alınan tedbirlerin başarısız kalması Topluluk hukukunun bir ihlalini oluşturur. AT Anlaşmasının 226 ıncı maddesine göre, Komisyon, Anlaşma çerçevesindeki yükümlülüğünü yerine getirmede yetersiz kalan bir üye devlete karşı gerekli önlemleri alabilir. Ayrıca, 228 inci maddeye göre Üye Devletlerin Adalet Divanı kararlarına uygunluğun sağlanması için gerekli tedbirleri almaları gerekmektedir. Üye Devletler, Topluluk Hukukundan sapmanın bir sonucu olarak ortaya çıkan zararları telafi etmekle yükümlüdür. Bu yükümlülük şu üç koşulun gerçekleştiği yerde söz konusudur: ihlal edilen hukuk kuralı kişilere haklar vermek amacıyla tasarlanmış olmalı, hukuka riayetsizlik yeterince ciddi olmalı ve Üye Devletten kaynaklanan riayetsizlik ile hakkı ihlal edilen tarafın zararı arasında bir nedensellik bağı bulunmalıdır. İlgili direktifte belirlenen süre zarfında direktifi uyumlaştırmak için yapılan düzenlemelerdeki yetersizlik ciddi ihlallere yol açacaktır(10). 1.5 Yeni Yaklaşım Direktifleri (11)Bu rehberde Yeni Yaklaşım Direktifleri CE işareti gerektiren direktifler olarak tanımlanmışlardır. Ayrıca, Yeni Yaklaşım veya Global Yaklaşım ilkelerine göre hazırlanan fakat CE işareti gerektirmeyen direktifler de bulunmaktadır.Tablo 1/2: Yeni Yaklaşım Direktifleri(CE Direktifleri)
Tablo 1/3: Yeni Yaklaşım veya Global Yaklaşıma Dayanan fakat CE İşareti Öngörmeyen Direktifler
Tablo 1/4: Hazırlanmakta Olan Yeni Yaklaşım veya Global Yaklaşım Temelli Direktiler
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
