|
ALTI SİGMANIN TEMEL AŞAMALARI
Bilimsel metodun işletme faaliyetlerine uygulanmasında kullanılan
çok sayıda iyileştirme modeli bulunmaktadır. Fakat bu modellerin
hemen hemen hepsinin W.Edwards Deming’in PUKÖ – Planla, Uygula,
Kontrol et, Önlem al döngüsüne dayandığı söylenebilir.
Aşağıda Altı Sigma Organizasyonlarında yaygın olarak kullanılan
TÖAIK – Tanımla, Ölç, Analiz, İyileştir ve Kontrol döngüsü
verilmiştir. Temel olarak PUKÖ modelinden büyük bir farklılık
göstermeyen TÖAIK modelinde sadece ölçme ve iyileştirme süreçleri
özel olarak vurgulanmış ve bu süreçler ayrı birer aşama olarak
ifade edilmiştir.
Tanımla
Bu aşamada projenin amaç ve kapsamı tanımlanır. Süreç ve
müşteri hakkında bilgi toplanır. Seçilen ve tanımlanan projenin
daha yüksek bir kalite yaratma ve maliyetleri azaltma olasılığının
yüksek olması önemlidir. Bu aşamanın çıktısı;
· planlanan iyileştirmenin ayrıntılı tanımı,
· müşteri için önemli olan faktörlerin listesi,
· üzerinde çalışılacak sürecin akış diyagramı yardımı ile
detaylı gösterimidir.
Bu aşamada yaygın olarak kullanılan araçlar;
· proje uyum planı,
· paydaş analizi,
· TGPÇM, Tedarikçiler, Girdiler, Prosesler, Çıktılar, ve Müşteriler,
· ürün analizi,
· müşterinin sesi,
· yakınlık (affinity) diyagramı,
· kano modeli,
· kritik kalite faktörleri ağacı.
Ölç
Bu aşamada mevcut durumu tüm yönleriyle açıklayan bilgiler
toplanır. Geçerli ve doğru ölçümler olmaksızın sürecin mevcut
performansını ve yapılan iyileştirmelerin etkilerini belirlemek
mümkün değildir. Bu aşamanın çıktısı;
· sürecin mevcut performansı,
· problemi ya da problemin oluşumunu açıklayan veriler,
· problemin daha özel ve detaylı bir tanımıdır.
Bu aşamada yaygın olarak kullanılan araçlar;
· veri toplama planı,
· veri toplama formları,
· kontrol kartları,
· frekans dağılımları,
· tahmin T&T (tekrarlanabilirlik, tekrar üretilebilirlik),
· pareto kartları,
· önceliklendirme matrisi,
· FMEA,
· proses yeteneği,
· proses sigma,
· örnekleme,
· tabakalandırma,
· zaman serisi diyagramları.
Analiz
Bu aşamanın amacı problemin asıl nedenlerini tanımlamak ve
bunların nedenlerini doğrulamaktır. Dolayısıyla bu aşamanın
çıktısı test edilen ve doğrulanan bir hipotez olacaktır.
Bu aşamada doğrulanan neden/nedeler bir sonraki aşamanın
girdisini oluşturur.
Bu aşamada yaygın olarak kullanılan araçlar;
· yakınlık (affinity) diyagramı,
· beyin fırtınası,
· sebep-sonuç diyagramı,
· kontrol kartları,
· veri toplama formları,
· veri toplama planı,
· deney tasarımı,
· akış diyagramları,
· frekans dağılımları,
· hipotez testleri,
· pareto kartları,
· regrasyon analizi,
· tepki alanı metodolojisi,
· örnekleme,
· dağılma diyagramları,
· tabakalandırılmış frekans dağılımları.
İyileştir
Bu basamakta problemin temel nedenlerini ortadan kaldıracağı
iddia edilen çözümler denenir ve uygulamaya konulur. Bu çözümler
daha iyi bir tahmini, daha iyi bir programlamayı, daha iyi
bir prosedürü ya da daha iyi bir ekipmanı içerebilir.
Bu aşamada ayrıca sonuçların bir sonraki aşamada nasıl değerlendirileceğini
açıklayan bir plan oluşturulmalıdır.
Bu aşamada yaygın olarak kullanılan araçlar;
· beyin fırtınası,
· konsensus,
· yaratıcılık teknikleri,
· veri toplama,
· deney tasarımı,
· akış diyagramları,
· FMEA
· hipotez testleri,
· planlama araçları,
· paydaş analizi,
Kontrol
Bu aşamanın amacı uygulanan iyileştirme planını ve elde edilen
sonuçları değerlendirmek ve elde edilen kazançların sürdürülmesi
ve arttırılması için yapılması gerekenleri ortaya koymaktır.
Bu aşamanın çıktıları;
· iyileştirmeye konu olan sürecin son durumu,
· iyileştirme sonucu sağlanan kazançlar,
· iyileştirme sonucu ortaya çıkan fırsatlar ve
· tavsiyelerdir.
Bu aşamada yaygın olarak kullanılan araçlar;
· kontrol kartları,
· veri toplama,
· akış diyagramları,
· öncesi ve sonrasını kontrol için frekans dağılımı, pareto
kartı vb. kartlar.
· kalite kontrol prosesi kartı,
· standardizasyon.
Tanımla
Bu aşamanın amacı projenin amaç ve kapsamı tanımlanmasıdır.
Bu aşamada dikkat etmeniz gereken hususlar;
seçilen projenin imkan ve kabiliyetlerinize uygun olması,
daha yüksek bir kalite yaratma ve maliyetleri azaltma olasılığının
yüksek olması ve
problemlerin net ve mümkün olduğunca sayısal olarak tanımlanması
şeklinde özetlenebilir.
Dolayısıyla ilk olarak tespit ettiğiniz problemin elinizdeki
imkan ve kaynaklarla çözülebilecek nitelikte olmasına dikkat
edin. Hava şartları gibi düzeltilemeyecek şeylerden yakınmayı
bırakın. Çözebileceğiniz şeylere odaklanın. Karanlığa lanet
okumanın yararı yoktur.
Ayrıca seçtiğiniz problemin şirketiniz için önemli bir sıkıntı
kaynağı olduğundan ve düzeltilmesi halinde büyük yarar sağlayacağından
emin olun. Bunun için özellikle şirketinize mali külfet getiren
ve müşteri tatmini olumsuz etkileyen alanlara, Altı Sigma
terimiyle Kritik Kalite Faktörlerine (KKF) odaklanın. Örneğin
savaş sırasında bir pastanenin bombalanması sivillerin bir
süre güzel tatlılardan mahrum edebilir fakat savaşın kazanılmasına
katkı sağlamaz. Bunun için hava alanı, cephanelik, tersane
vb.lerine saldırmanız gerekir. Benzer şekilde bir futbol takımı
oyuncularının rakip takım ile karşılaştırıldıklarında daha
kısa boylu olabilirler. Fakat bu da bir KKF değildir. Futbol
takımının performansını arttırmak isteyen biri öncelikle KKF’leri
belirlenmelidir.
İlk iki kriteri karşıladıktan sonra yapmanız gereken şey
problemin daha ayrıntılı ve herkes tarafından anlaşılacak
şekilde tanımlanmasıdır. Bunun için yapacağınız tanımın açık
ve mümkün olduğunca sayısal olmasına özen gösterin. “Kalitemiz
tutarlı değil”, “Müşteriler Maraş usulü dondurmalardan hoşlanmıyorlar”
ifadeleri size ne anlatıyor? Bu tür ifadelerden hareketle,
kaliteyi nasıl daha tutarlı yaparsınız ya da Maraş usulü dondurmalar
ile ilgili şikayetleri nasıl azaltırsınız? Problemi ne kadar
ayrıntılı tanımlarsanız, hedefiniz o kadar kesin olur ve başarı
şansınız artar.
Eğer doktora gider ve kendiniz iyi hissetmediğiniz söylerseniz
ve oda size daha fazla soru sormaz ya da herhangi bir test
uygulamazsa sizi iyileştirme konusunda pek de istekli olmadığı
söylenebilir. Açıklık, açıklık, açıklık! Bu da problemin net
bir şekilde tanımlanması ile mümkündür. Etkili ordular savaşta
düşman tesislerini ezbere bombalamazlar. Bunun yerine kritik
tesisleri koordinatları ile belirleyerek saldırıları buralarda
yoğunlaştırırlar. Böylece herkes nereyi vuracağını net olarak
bilir.
Problemler yazıya dökülmesi, şirketin üzerinde gezinen kara
bulutların, düzeltilebilecek açık ve özel maddelere dönüşmesini
sağlar. Problemlerin parçalara ayrıldığını, listelendiğini
ve müdahale edildiğini görmek herkese güven verir. Aynaya
bakıp kilo vermem gerekiyor demek yerine kaç kilo olduğunuz
ve kaç kiloya düşmek istediğiniz belirleyin bazı şeylerin
imkansız olmadığını göreceksiniz.
Ölç
Bu aşamada mevcut durumu tüm yönleriyle açıklayan bilgiler
toplanır. Geçerli ve doğru ölçümler olmaksızın sürecin mevcut
performansını ve yapılan iyileştirmelerin etkilerini belirlemek
mümkün değildir.
Bu aşamadaki en kritik faktör ise neyin ya da nelerin ölçüleceğinin
doğru belirlenmesidir. Aksi taktirde harcayacağınız emek ve
kaynakların karşılığı, hiçbir kullanım alanı olmayan sayfalarca
veri olacaktır.
Şimdi bir an doktorunuzun muayenehanesine dönelim. Kendinizi
iyi hissetmediğinizi söylediğinizde doktorunuzun size “peki
şu testleri yaptırın” demez. Çünkü hangi testlerin yapılması
gerektiği hakkında henüz bir fikir edinememiştir ve testlerin
bilinçsiz bir şekilde yapılması zaman ve para israfına neden
olur. Bu nedenle nerenin ağrıdığı, ağrının ne zaman başladığı
gibi sorularla olasılıkları azaltmaya çalışır. Yeterli bilgiyi
edindiğinden emin olduktan sonra hangi testlerin yapılması
gerektiğine karar verir.
Benzer şekilde belli bir süreçteki hataları –iyileştirme
fırsatlarını– belirlemek için yapılacak analizler öncesinde,
problem sahaları doğru olarak belirlenmeli ve kullanılacak
yöntemler bu bilgilerin ışığında seçilmelidir.
Altı Sigma Basamakları içerisinde, verilen önem ve değer,
harcanan para ve zaman açısından en fazla göz ardı edilen
aşamanın ölçüm olduğu söylenebilir. Ölçüm sırasında somut
bir sonuç elde edilmediğinden bu parlayan bir basamak değildir.
Bu nedenle bu basamak bir an önce geçme eğilimi yaygındır.
Fakat bu doğru değildir. Çünkü kantitatif veriler Altı Sigma'nın
temelini oluşturur. İyi veri olmaksızın iyi kararlar alamazsınız.
Şimdi problem sahalarını doğru olarak belirlediniz ve problemlerin
büyüklüğünü sayısal olarak ortaya koydunuz. Peki elde ettiğiniz
verileri nasıl yorumlayacaksınız? Öncelikli problemleri nasıl
belirleyeceksiniz? Tecrübeleriniz tabii ki size yardımcı olacaktır,
fakat “ne diyorsam o” anlayışının Altı Sigma’da yer almadığını
unutmayın.
Bunun için öncelikle her bir problemin işletme karına, müşteri
tatminine, performansa ve üretkenliğe etkilerini belirlemelisiniz.
Ayrıca rakiplerinizin aynı alanlarda yaşadıkları problemlerle
yapacağınız kıyaslamalar (bencmarking) size çok değerli bilgiler
sağlayacaktır. Seçtiğiniz problemle ilgili olarak onlar ne
gibi önlem almaktalar? Performansları sizinki ile karşılaştırıldığında
nasıl? Çok sayıda şirket performanslarını sayıya dökmeden
önce, kendilerinin alanlarında kalite, etkinlik ve müşteri
tatmini konusunda en iyi olduklarını düşünürler. Fakat çevreye
baktıktan ve kendilerini rakipleri ile karşılaştırdıktan sonra
genellikle düşündükleri kadar istisnai olmadıklarının farkına
varırlar.
Eğer mevcut durum ile ideal durum arasındaki fark yeterince
büyük değilse ya da kapatılması halinde size önemli bir avantaj
sağlamayacaksa bir sonraki probleme geçmeniz mantıklı olacaktır.
Diğer yandan problemin, genel performansınızı ve rekabet gücünüzü
önemli derecede etkilediği sonucuna vardıysanız bu kıymetli
maden üzerinde çalışmaya başlayabilirsiniz.
Burada cevaplanması gereken bir diğer önemli soru da hataların
niçin yapıldığı ve bunların nasıl onarılacağıdır. Deneyi doğru
kurarsanız elde edeceğiniz rakamlar size cevapları verecektir.
Eğer ihtiyaç duyduğunuz rakamlara sahip değilseniz geri dönün
ve yeni bir deneye başlayın – tıpkı doktorların yeni testler
istediği gibi.
Eğer hataların ne zaman, nerede, ne kadar sıklıkla oluştuğuna
cevap verebiliyorsanız, ihtiyaç duyduğunuz bilgiye sahipsiniz
demektir. Fakat yalnız belirtilere odaklanmayın. Altta yatan
nedenleri bulun. Eğer problemi aramayı yarı yolda bırakırsanız
yarım bir çözüm elde edersiniz. Tekrar diyet örneğine geri
dönecek olursak, eğer kaç kilo olduğunuz doğru olarak biliyorsanız
hedef bir kilo belirleyebilir ve bu hedefe ulaşmak için diyet,
egzersiz programı ve miat içeren bir uygulama planı hazırlayabilirsiniz.
Fakat iş dünyası tabii ki bu kadar basit değildir.
Bu nedenle Kara Kuşaklara verileri mümkün olan en etkin yollarla
toplamaları ve değerlendirebilmeleri için diğer konuların
yanında istatistik düşünme yeteneği kazandırılır.
İyileştir
Bu aşama problemin ortadan kaldırılacağı ya da etkilerinin
azaltılacağı andır. Ancak zihninizdeki çözümleri hemen uygulamaya
koymadan, bundan önceki üç basamaktan elde ettikleriniz gözden
geçirmenizi tavsiye ediyoruz. Bu gözden geçirme sonucunda
problemin;
- herkes tarafından anlaşılabilecek derecede net ve ayrıntılı
olarak tanımlandığını,
- mevcut imkan ve kaynaklarınızla çözülebilecek nitelikte
olduğunu,
- giderilmesi halinde şirketinize büyük yarar sağlayacağını,
- çözümüne yardımcı olacak doğru verilere sahip olduğunuzu
ve
- temel nedenlerinin ve bunların nasıl giderileceğinin doğru
olarak belirlendiğini,
düşünüyorsanız elinizdeki çözümleri denemeye başlayabilirsiniz.
Tabii ki bu çözümler insanların daha çok çalışmasını, daha
fazla gayret göstermesini öngören tavsiyeler olmayacaktır.
İşi sadece oyunculara bağırmak olan antrenörü hatırlayın.
Sizce başarı şansı ne?
İş dünyası da bundan pek farklı değildir. Hedefler çoğunlukla
yöneticilerin içgüdüleri doğrultusunda belirlenir. Genel kurul
toplantısında, verimliliği % 5 arttırma kararı alınır ve bu
tüm şirkete duyurulur. Fakat bunun nasıl yapılacağı belli
değildir. Peki verimliliği her hangi bir yöntem olmaksızın
% 5 arttıracağınıza inanıyorsanız bunu neden %10 hatta % 30
yapmıyorsunuz? Bu hedefleri tutturmak zorunda olan orta kademe
yöneticilerinin tek umutları ise çalışanların daha fazla gayret
göstermesidir. Bunun için bazıları bağırma bazıları ise yalvarma
yolunu seçer.
Şimdi takımının başarısı için iyileştirilmesi geren KKF’lerini
belirleyen ve antrenmanlarda bu faktörlerin üzerinde duran
bir antrenörü düşünün. Bir basketbol takımı için “top kayıpları”
KKF olabilir. Bu durumda antrenör hücum ve savunma ribauntu,
hatalı paslar, top çaldırma yüzdelerini iyileştirmek için
ilk üç aşama (tanım, ölçüm, analiz) sonucunda zihninde oluşan
çözümleri uygulamaya koyacaktır.
İş dünyasındaki çözümler ise daha iyi bir tahmini, daha iyi
bir programlamayı, daha iyi bir prosedürü ya da daha iyi bir
ekipmanı içerebilir. Bu “lütfen daha fazla gayret gösterin”
yaklaşımından oldukça farklıdır.
Kontrol Et
Şimdi birinci futbol ligindeki şampiyonluk mücadelesini düşünün.
Ankaragücü, Kocaelispor, Gaziantepspor gibi takımların ilk
haftalarda lider olduklarını hatta bu liderliği sekiz on hafta
sürdürdüklerini görebilirsiniz. Ancak belli bir süre sonra
meydanı yine dört büyüklere bırakmaları sizi şaşırtmaz. Peki
bu takımların kazandıkları başarıyı sürdürememelerinin sebebi
nedir?
Yine diyet örneğine insanların kilo vermesini sağlayan pek
çok yöntem bulunmaktadır. Ancak zor olan bu kiloyu korumaktır.
Kilo vermek için estetik ameliyat olan ve verdiği kiloları
birkaç hafta içersinde alan birini düşünün. Geride, harcanan
paralar ve çekilen acılardan başka hiçbir kalmamıştır.
Günümüz işletmelerinde de temel problem nasıl başarılı olunacağından
ziyade nasıl başarılı kalınacağıdır. Eminim hepiniz çok sayıda
başarı hikayesine şahit olmuşsunuzdur. Ancak eğer biraz zihninizi
zorlarsanız bunların pek çoğunun uzun vadeli olmadığını hatırlarsınız.
Çok sayıda şirkette yıldızların sönmesi parlaması kadar doğal
karşılanır. Ancak ister farkında olun ister olmayın bunun
şirketinize faturası büyüktür. Çünkü kilo örneğinde olduğu
gibi başarının sürdürülememesi, tüm çaba ve kaynakların boşa
gitmesine yol açar. İşte bu nedenle “kontrol”, Altı Sigma’nın
en önemli aşamasıdır. Bu aşamada özetle;
- ilk dört aşama sonunda sağlanan kazançlar değerlendirilir,
- bu kazançların sürdürülmesi ve arttırılması için neler
yapılabileceği karalaştırılır ve
- Altı Sigma'nın güçlü araçları yardımı ile en küçük başarıların
dahi kalıcı olması sağlanır.
|